Teklif Al

Obtenez l'offre

Get Offer

获取报价

Genel - Esalco

ship-3879168_1920-1200x797.jpg

Dünya nüfusundaki artış, küreselleşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte uluslararası ticaretin hacmi geçmiş yıllara oranla daha da büyümüş ve önemi artmıştır. Bu durum zaten net olması gereken uluslararası ticarete yönelik kuralların önemini bir kat daha artırmıştır. Uluslararası ticaret kapsamında değerlendirilen malların nereye teslim edileceği, bu ticaretten doğan masrafların kimin tarafından üstlenileceği ya da taraflar arasında ne şekilde paylaştırılacağı, yapılan ticari faaliyette söz konusu olan malların sigorta ve taşıma sözleşmelerinin ne şekilde yapılacağı gibi konuların, ticarete dahil olan taraflar nezdinde netleştirilmesi zaruridir.

Bu konuların herhangi bir tartışmaya sebep vermeden, tüm çerçevelerinin net bir şekilde belirlenmesi için ICC (Milletlerarası Ticaret Odası) tarafından, INCOTERMS (Uluslararası Ticari Terimler) olarak adlandırılan ve ticari faaliyetlerde alıcı ve satıcı taraf arasındaki yükümlülükleri belirleyen, uluslararası platformda kabul edilmiş bir kural listesi dikkate alınmaktadır. ICC’nin ilk kez 1936 yılında yayımladığı INCOTERMS, en son 1 Ocak 2020’de güncellenmiştir. INCOTERMS, uluslararası ticarette uyulması gereken kuralları bize göstermekte ve açmaza düşüldüğünde yol göstermektedir ancak sonuçta uluslararası bir kanun değildir ve belirlenen kurallara uyulması kanuni bir yükümlülük teşkil etmemektedir. Elbette ki tüm ticari faaliyetlerde, ticareti gerçekleştiren tarafların, ticari kuralları ICC’den bağımsız şekilde, kendi aralarında düzenleyebilmeleri de mümkündür. Ancak ICC’nin temel amacı uluslararası ticarette ihtiyaç duyulan bankacılık işlemlerinde ya da karşılıklı imzalanan sözleşmelerde atıfta bulunulabilecek sağlam bir dayanak ortaya koymaktır. Bu sayede de ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkların da çözümünün bir miktar kolaylaşmasını sağlamaktır.

1 Ocak 2020 tarihinde yayımlanan INCOTERMS’e göre, uluslararası ticarette tanımlanmış toplam 11 farklı teslim şekli bulunmaktadır. Bu teslim şekilleri de tüm taşıma türlerini kapsayan kurallar ve sadece denizyolları ile su içi taşımalarını kapsayan kurallar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.

Tüm taşıma türlerini kapsayan kurallar ve kısa açıklamaları şu şekildedir:

  1. EXW (Ex Works): Ticari işletmede teslim
  2. FCA (Free Carrier): Belirlenen yerde taşıyıcıya teslim
  3. CPT (Carriage Paid To): Taşıma ücreti ödenmiş teslim
  4. CIP (Carriage and Insurance Paid To): Taşıma ve sigorta ödenmiş teslim
  5. CIP (Carriage and Insurance Paid To): Taşıma ve sigorta ödenmiş teslim
  6. DDP (Delivered Duty Paid): Gümrük vergileri ödenmiş teslim
  7. DAP (Delivered at Place): Belirlenen noktada teslim
  8. DAT (Delivered at Terminal): Terminalde teslim

Denizyolu ve su içi yolunda kullanılan kurallar ve kısa açıklamaları şu şekildedir:

  1. FAS (Free Alongside Ship): Gemi yanında teslim
  2. FOB (Free on Board): Gemi bordasında teslim
  3. CFR (Cost and Freight): Navlun ödenmiş teslim
  4. CIF (Cost, Insurance, Freight): Sigorta, masraflar ve navlun ödenmiş teslim

INCOTERMS kurallarının bizim yazımıza konu olan kısmı ise FCA olarak kısaltılan Free Carrier’dir. FCA teslim şeklinde, ihracatçı konumunda olan satıcı, malların tüm gümrük işlemlerini tamamlayarak önceden belirlenen tarihte ve yerde ilk taşıyıcıya teslim eder ve bu sayede sorumluluğun kendine ait bölümünü yerine getirmiş olur. Teslimatın gerçekleşmesi ile birlikte malların tüm sorumluluğu ve risk alıcı tarafa geçmiş olur. Bu andan itibaren mallarla ilgili tüm masraflar, sigorta, acente ve navlun giderleri artık alıcının sorumluluğundadır.

FCA’da Satıcının Temel Sorumlulukları:Satıcı, karşılıklı imzalanan sözleşme koşullarına göre malları hazırlar, bulunduğu ülkede talep edilecek tüm belgeleri düzenler ve malların gümrük masraflarını öder. Hazır olan malların teslimatını önceden belirlenmiş olan tarihte, önceden belirlenen noktaya teslim eder. Teslim gerçekleşene kadar doğan tüm masraflar ve olası tüm riskler satıcıya aittir. Telim sonrasında ise tüm sorumluluk alıcı tarafa geçmiş olur.

FCA’da Alıcının Temel Sorumlulukları: Alıcı taraf, satıcı ile imzaladıkları sözleşme uyarınca malın tüm bedelini öder. İthalat ile ilgili gerekli olan tüm izinleri alarak ve belgeleri toplayarak, malın tabi olduğu gümrük vergilerini ve diğer masrafları öder. Lojistik firması ile anlaşma sağlayarak, malın navlun ücretini karşılar. Sonrasında, sözleşme gereği önceden belirlenen yerde ve tarihte mallarını teslim alır. Bu sayede mallarla ilgili tüm sorumluluğu ve riskleri satıcıdan devralmış olur.

Bu aşamadan sonra alıcı, mallarının taşınması için bir lojistik firması ile anlaşma sağlar. Malın türü, ulaşması gereken destinasyon ve diğer faktörler göz önünde bulundurularak havayolu, karayolu, denizyolu, nehir ya da demiryolu lojistik servislerinden biri ya da birkaçı kullanılarak malın lojistik planlaması gerçekleştirilir. Alıcı firma tüm bu lojistik süreci yönetebilecek bir lojistik firması ile anlaşma sağlar.

FCA’da Lojistik Firmanın Temel Sorumlulukları: FCA teslim biçiminde lojistik süreçleri yönetecek firmanın sorumluluğu malları belirlenen yerden alması ile birlikte sınırlı şekilde başlar. Lojistik yönetimi üstlenen firma ile satıcı taraf arasında bir sözleşme yapılması söz konusu olabilir. Lojistik firması malları belirlenen yerden teslim aldıktan sonra, tüm masrafları, sigorta, acente ücretlerini ve navlun giderlerini alıcıdan tahsil eder.


pexels-tom-fisk-2231742-1200x799.jpg
Bir önceki yazımızda intermodal ve kombine taşımacılık türleri üzerine tanımlamalar yapıp, aralarındaki farklara değinmiştik. Bu yazımızın konusu ise yine çağımızın en modern ve yaygın kullanılan taşımacılık hizmetlerinden olan intermodal taşımacılık ile multimodal taşımacılık arasındaki farklardan bahsetmek ve sağlayacakları faydalara değinmek olacak. Bulunduğu noktandan bir diğer noktaya ulaşmak için yola çıkan yükle dolu konteyner, hareket ettiği güzergah boyunca bir araçtan diğer bir araca transfer olabilir. Bazen yükün yapısı gereği, çoğu zaman da operasyonel verimlilik söz konusu olduğu için aynı yükün taşınmasında farklı lojistik servislerin kombinasyonuna ihtiyaç duyulabilir. Bu noktada lojistik hizmetler içerisinde oldukça önem arz eden intermodal ve multimodal taşımacılık yöntemlerine başvurulabilir. Uzman ekipler tarafından, titizlikle yürütülmesi gereken lojistik operasyonlar olmakla birlikte, işletmelere zaman ve maliyet açısından oldukça büyük faydalar sağlayabilen bu iki taşımacılık yöntemi aynı zamanda çok daha çevreci yaklaşımlara da sahiptirler.

Multimodal Taşıma

Multimodal taşıma, tüm lojistik servis türlerinin kombinasyonunu içermektedir. İhtiyaç duyulması halinde, yükün türüne göre ve yapılacak optimum planlama çerçevesinde farklı taşıma türlerine rahatlıkla dönüştürülebilir. Operasyonun başından sonuna kadar tek bir taşıyıcının sorumluluğunda yürütülen süreçte yükleme adresinden varış noktasına kadar kullanılan her taşıma modülü için toplamda tek bir taşıma sözleşmesi düzenlenmesi gerekmektedir. Multimodal taşımacılıkta aslolan yükün varış noktaları arasındaki yolculuğunda en az iki farklı lojistik servis türünün kullanılmasıdır. Genellikle dökme yüklerin taşınmasında kullanılan bir lojistik modudur.

Intermodal Taşıma

Intermodal taşıma yönteminde ise herhangi bir ürün ya da hammadde aynı taşıma kabı içinde, hiç açılmadan ve yüke hiç dokunulmadan farklı lojistik servis türleri arasında transfer olmaktadır. Intermodal taşımacılıkta operasyonun başından sonuna kadar farklı taşıyıcı firmalar sürece dahil olabilir. Ağırlıklı olarak karayolu-denizyolu ve demiryolu servisleri arasında geçiş sağlanmakta, kombinasyonlar geliştirilmektedir.

Multimodal ve Intermodal Taşımacılık Arasındaki Farklar

  • Multimodal taşımacılıkta yükün çıkış noktasından varış noktasına kadar geçen süredeki tüm lojistik süreçten ve operasyondan tek bir taşıyıcı firma sorumludur. Intermodal taşımacılık modelinde ise operasyon sürecine birden fazla taşıyıcı firma dahil olur.
  • Multimodal taşımada yükler, bulundukları taşıma kaplarından başka taşıma kaplarına aktarılarak lojistik servis değişikliği sağlanır. Intermodal taşımacılıkta ise yüklerin taşıma kaplarında herhangi bir değişiklik olmaz ve yük mevcut kabı ile birlikte başka bir lojistik servise aktarılır.
  • Multimodal taşımacılıkta ihtiyaca göre tüm lojistik servis türlerinin kombinasyonu söz konusu olabilir. Intermodal taşımacılık ise genellikle demiryolu, denizyolu ve karayolu servisleri kullanılmaktadır.
  • İki taşımacılık türü arasında prosedürel anlamda da farklılıklar söz konusudur. Multimodal taşımacılıkta yükün çıkış noktası ile varış noktası arasında kullanılan her lojistik servis türü için toplamda tek bir nakliye sözleşmesi düzenlenirken, intermodal taşımacılıkta süreçte kullanılan her taşıma modu için ayrı bir nakliye sözleşmesi düzenlenir.
Her iki taşıma türünde de ülkeler arası geçişlerdeki kurallardan ya da sınırlandırmalardan yoğun şekilde etkilenilmesi söz konusu değildir. Özellikle işini doğru yöneten ve tecrübeli bir ekiple çalışıyorsanız günümüzün en modern taşımacılık metotlarından rahatlıkla faydalanabilir, operasyonel yükünüzü azaltırken, verimliliğinizi artırabilirsiniz.

pexels-tom-fisk-3856433-1200x1025.jpg

Lojistik servisler yükün türüne, ihtiyaca, coğrafi koşullara göre farklı sınıflara ve gruplara ayrılabilmektedir. Lojistik faaliyetlerin aynı ülke sınırları içinde yapılmasına ya da ülkeler arasında yapılmasına bağlı olarak yurtiçi ve uluslararası taşımacılık hizmetleri olarak tanımlanması en temel sınıfsal ayrımdır. Ayrıca lojistik süreçlerde seçilen taşıma türü de bir başka gruplandırma konusudur. Karayolu, havayolu, denizyolu, demiryolu gibi… Bir başla sınıflandırma biçimi de lojistik süreçte kullanılacak taşıma türlerinin sayısına göre yapılmaktadır. Yani bir yükün bulunduğu noktadan, taşınacağı noktaya kadar geçen süreçte denizyolu, havayolu, karayolu ya da demiryolu servislerinden hangilerinin, hangi kombinasyonlarla kullanılacağı başka bir tanım gerektirmektedir.

Eğer bir yükün lojistiği, bulunduğu noktadan taşınacağı son noktaya kadar tek bir taşıma türü kullanılarak gerçekleştiriliyorsa, bu tür taşımacılık hizmetleri “unimodal”; iki veya daha fazla taşıma türünün tek bir lojistik operasyonda kullanılması ise “multimodal” taşımacılık olarak tanımlanmaktadır. Makalemizin devamında detaylandıracağımız bir diğer sınıflandırma ise multimodal taşımacılığın içinde gerçekleşen intermodal ve kombine olarak tanımlanan alt kırılımlardır.

Intermodal Taşımacılık

Intermodal taşımacılık en basit ifadeyle, bir yükün ikiden fazla lojistik servis türü kullanılarak bir noktadan diğerine taşınması olarak tanımlanabilir. Ancak bu tanımı biraz daha genişletmek istersek, taşınan yükün taşıma kabı ile ilgili de bilgi vermemiz gerekebilir. Bu tanımı detaylandıracak en temel nokta ise, lojistiği gerçekleştirilecek yükün mevcut taşıma kabı ile birlikte ve taşıma kabı açılmadan, yola çıktığı ilk lojistik servis türünden ayrılarak, bir başka lojistik servis türü ya da türlerine aktarılmasıdır. Intermodal taşımacılıkta, lojistik operasyonu gerçekleştirilecek yük, lojistik servis türü değiştirilirken taşıma kabı değiştirilmeden, art arda iki veya daha çok ulaşım sistemi kullanılmaktadır.

  1. Toplama (Collecting)
  2. Taşıma
  3. Dağıtım(Distribution)

Toplama aşamasında, taşınacak yükler farklı noktalardan alınarak önceden belirlenmiş toplama istasyonlarına getirilmektedir. Yükler burada konsolide edilerek, çıkacakları uzun yolculuğa hazırlanmaktadır. İkinci aşamada yükün, lojistik sürecin en uzun mesafesini kat edeceği taşımacılık türü seçimi yapılmaktadır. Genellikle bu seçim yükün türüne göre demiryolu ya da denizyolu servisleri arasında gerçekleştirilmektedir. Intermodal taşımacılığın son aşaması olan dağıtım sürecinde ise yükler ulaştıkları terminal alanlarında ayrıştırılmakta, yapılarına ve ulaşım noktalarına en uygun yeni bir lojistik servis türü seçilerek lojistik süreç tamamlanmaktadır. Bu süreçte, yükün iki farklı taşıma türüne aktarımı esnasında portainer, kule vinç, crane gibi elleçleme ekipmanları kullanılmaktadır.

Kendi içinde detayı oldukça fazla olan intermodal taşımacılık faaliyetleri başladığı andan, bittiği ana kadar son derece titizlikle planlanması gereken ve özel uzmanlık gerektiren bir lojistik süreçtir. Yükün gerek terminale geliş sürecinde, gerekse yüklenmesinde ve boşaltımında planlanan zamana uygun hareket edilmesi oldukça önemlidir. Intermodal taşımacılıkta süreçlerin hemen hemen tamamı birbirine bağlı ilerlediği için tüm bu aşamalar esnasında yaşanacak herhangi bir aksaklık tüm operasyonun başarısını etkileyebilmektedir. Dolayısıyla intermodal taşımacılıkta operasyonun başarısı ve verimliliği esastır. Tüm bu süreçlerin aksamadan devam edebilmesi ve verilen emeğin başarıya ulaşabilmesi için operasyonun her aşamasında değişikliğe gidilebilmesi, taşımacılık türlerinin seçiminde ayarlamalar yapılması mümkündür. Bu açıdan bakıldığında intermodal taşımacılık, oldukça esnek bir lojistik planlama imkanı sunmaktadır.

Kombine Taşımacılık

Kombine taşımacılık, minimum iki taşıma türünün kullanılması bakımından intermodal taşımacılık türü ile benzerlik gösterse de aralarında farklılıklar olduğu görülmektedir. İki lojistik servis türünü birbirinden ayıran en önemli fark, kombine taşımacılıkta yükün, onu taşıyan araçla birlikte bir başka taşıma aracına yüklenmesidir. Yani aktarım sırasında yük taşıma aracından ayrılmadan diğer taşıma aracına aktarılmaktadır. Bu sebeple de kombine taşımacılıkta yükün elleçlenmesi, aktarma yapılması gibi lojistik süreçler yaşanmamaktadır.

Ayrıca kombine taşımacılıkta, ikinci taşıma aracına yüklenen ilk taşıma aracı genellikle karayolu aracı olmaktadır. Bu da bize kombine taşımacılığın çoğu zaman karayolu taşımacılığıyla başladığını ve operasyonun yine karayolu taşımacılığı ile sona erdiğini göstermektedir. Intermodal taşımacılıkta yükün aktarılmasında kullanılan vinç, portainer, crane gibi elleçleme ekipmanlarının yerini kombine taşımacılıkta, taşıma aracının taşıma aracına aktarımını rahatlıkla gerçekleştirebilecek tekerlekli araçlar ve rampalar almaktadır.

Bununla beraber, kombine taşımacılıkta yükün taşıma kabının ne olacağının fazla bir önemi yoktur. Yükün aktarımı taşıma aracı ile birlikte yapıldığı için kombine taşımacılıkta taşıma aracının yapısı değerlendirilmektedir. Kombine taşımacılık tamamıyla zaman, maliyet ve operasyonel hizmet kalitesi parametreleri göz önünde bulundurularak planlanmaktadır.

Makalemizde detaylıca anlatmaya çalıştığımız kombine ve intermodal taşımacılık arasındaki farklardan yola çıkarak özetlememiz gerekirse, kombine taşımacılığın, intermodal taşımacılığın bir miktar sınırlandırılmış versiyonu olduğunu söylemek mümkündür. Ancak her iki taşımacılık türünde de ön planda olan zaman, maliyet ve opresyonel başarı arasındaki kondisyondur.

 

[contact-form-7 404 "Bulunamadı"]


intermodal-5377312_1920-1-1200x1600.jpg

En genel tanımı ile, zaman ve bütçe açısından optimum fayda sağlamak amacı ile farklı lojistik servislerin birlikte kullanıldığı taşımacılık türüne intermodal taşımacılık denilmektedir. Günümüzde iletişim ve teknoloji alanında kaydedilen gelişmelerle birlikte, lojistik sektöründe evrak takibi, mevzuat ve gümrük işlemleri ve sayısız ara işlem çok daha kısa sürece gerçekleştirilmektedir. Ancak lojistiğin ana faaliyet alanını tanımlayan; bir yükün bir yerden alınıp bir başka noktaya fiziki olarak teslim edilmesi gerekliliği hiçbir koşulda değişmeyen bir husustur. Yine de, değişmeyen bu alanda bile küresel ekonominin gelişmesi ile birlikte farklı ihtiyaç ve beklentiler ortaya çıkmıştır. Bunların başında da her devirde önemini sürdüren zaman ve bütçe tasarrufu ile son yıllarda kaçınılmaz şekilde önem arz eden sürdürülebilir lojistik kavramı yer almaktadır. İşte intermodal taşımacılık, lojistik süreçlerdeki katma değerli bu üç beklentinin karşılanmasına imkan sağlamaktadır.

Küresel ekonomik büyüme, ticari beklentilerdeki değişim, müşteri ihtiyaçlarındaki çeşitlilik tüm lojistik hizmet sağlayıcıların farklı kaynakları en verimli şekilde kullanmalarına ve inovatif çözümler geliştirmelerine olan ihtiyacı artırmıştır. Tüm bu beklentileri karşılaması sebebiyle de intermodal taşımacılık daha da ön plana çıkmaya başlamış, özellikle ülkeler bazında, altyapı çalışmalarının geliştirilmesine daha çok yatırım yapılması ve teşvik kaynakları oluşturulması için girişimler artırılmıştır.

Bir ürünün ya da hammaddenin bir noktadan bir başka noktaya ulaştırılmasındaki lojistik süreç esnasında, farkı müşterilerin, farklı ihtiyaç ve beklentileri ortaya çıkabilmektedir. Üstelik son yıllarda ürün ve hizmetlerdeki çeşitlilik sebebiyle bu farklılıkların çok daha arttığını söylemek mümkündür. Bazen “zaman” faktörü tüm ihtiyaçları geride bırakıp öne çıkarken, bazen de sadece “maliyet”ler üzerine odaklanılmaktadır.

Intermodal taşımacılık, birden fazla taşıma modülü kullanılarak yapılan entegre taşımacılık türlerinden biridir. Intermodal dışında kalan diğer iki entegre taşımacılık türü ise multimodal ve kombine taşımacılık olarak adlandırılmaktadır. Multimodal taşımacılık, operasyon esnasında ikiden fazla taşıma modunun kullanıldığı taşımacılık türü iken, kombine taşımacılık, ULD olarak adlandırılan standart taşıma kapları ile yapılan ve yine çoklu taşıma modunun kullanıldığı ancak karayolu taşımacılığından çok daha az miktarda yararlanılan taşımacılık türüdür.

Yazımızın ana konusunu teşkil eden intermodal taşımacılık ise, lojistik hizmeti sunan firmanın taşımanın tamamından ya da bir bölümünden mesul olduğu ve operasyon esnasında yine birden fazla taşıma modunun kullanıldığı lojistik hizmet türüdür. Intermodal taşımacılıkta amaçlanan seçilecek lojistik modların ve onların taşınması esnasında kullanılacak güzergahın en ekonomik ve en işlevsel kombinasyonla türetilmesidir. Bu kombinasyonların geliştirilmesinde yükün ya da lojistik hizmeti almak isteyen firmanın temel ihtiyaçları önceliklidir. Zamanın ve dolayısıyla hızın ön planda olduğu durumlarda mutlak suretle havayolu servisinin içinde bulunduğu bir kombinasyon tercih edilmesi gerekmektedir. Zamanın ikincil planda olduğu ancak maliyetin önem kazandığı durumlarda ise denizyolu ve demiryolu servislerinin kullanıldığı kombinasyonlar geliştirilmektedir. Tabii ki lojistik modların seçiminde zaman ve maliyet gibi temel iki faktörün yanı sıra yükün türünün ve özelliklerinin de ön planda tutulması gerekmektedir. Taşınacak yükün yapısının temel lojistik servislerle taşınmaya uygun olmadığı durumlarda belirlenen standart kombinasyonlarla ilerlenmesi kaçınılmazdır. Bu yük tiplerine LPG, akaryakıt, tehlikeli gazlar ve yakıtlar örnek olarak gösterilebilir. Bazı durumlarda da yükün hacimsel yapısı taşıma modlarının alternatiflendirilmesinin önüne geçebilir ya da yükün bozulabilir yapısının olması söz konusu olabilir. Böyle durumlarda da kombinasyonun içinde havayolu servisinin bulundurulması bir zorunluluk olabilir. Dolayısıyla intermodal taşımacılığın şartlarının belirlenmesinde yükün türü vazgeçilmez bir unsur olarak öne çıkmaktadır.

Intermodal taşımacılığın planlanması esnasında yükün ya da müşterinin ihtiyacı / beklentisi ve yükün türünün yanı sıra öne çıkan bir diğer önemli faktör de yükün taşınacağı mesafedir. Mesafenin uzun olduğu ancak zamanın o kadar da ön plana çıkmadığı durumlarda modlardan birinin denizyolu olması kaçınılmazdır. Ancak yine uzak bir mesafeye bu sefer daha kısa sürede ulaşım sağlanması isteniyorsa da havayolu servisinin kombinasyon içinde bulundurulması kaçınılmazdır.

Tüm bu bileşenlere ek olarak önemli olarak sıralayabileceğimiz bir diğer faktör de planlanan taşımanın ekonomik olma zorunluluğudur. İşinde uzmanlaşmış ve müşterisine katma değer sağlamayı hedefleyen bir lojistik firmanın temel amaçlarından biri de yukarıda sıraladığımız ihtiyaç, yükün türü, mesafe gibi faktörleri de gözeterek en ekonomik kombinasyonu planlayabilmek olmalıdır. Sonuçta serbest piyasa ekonomisi içerisinde yer alan her oyuncu kendi sektöründe bulunan rakipleri ile zaman / kalite / fiyat gibi unsurlar bakımından yarış halinde olacak ve lojistik süreçler de bu rekabetin ayrılmaz bir parçası olacaktır.

Intermodal taşımacılığın müşteri, yük, lojistik firması üçgeninden bağımsız olarak mutlak fayda sağlaması gereken bir diğer temel nokta ise çevreye ve sürdürülebilir lojistik servislere yapacağı katkıdır. Intermodal taşımacılık hizmeti sunulurken tüm planlamaların çevreye zarar vermeyen ve yaşadığımız gezegene fayda sağlayacak bir nosyon üstlenmesi de kaçınılmazdır.


konteyner-1200x718.jpg

Uluslararası ticaretin gelişimi ile birlikte lojistik süreçlerin aksamadan, hasarsız ve güvenilir bir şekilde gerçekleştirilmesi konusundaki ihtiyaç her geçen gün artmaktadır. Geçmiş yıllarla kıyaslandığında, uluslararası ticaretle ilgilenen işletmelerin sayısı ile birlikte bu işletmelere profesyonel anlamda lojistik hizmeti veren firmaların sayısı da artış göstermekte bu durum da taşınan yük miktarının çoğalmasına ve çeşitlenmesine sebep olmaktadır. Dolayısıyla artık sadece sunulan lojistik servisler değil, bu hizmetin sağlanmasında kullanılan ekipman ve araçlar da oldukça önem teşkil etmektedir.

Özellikle “door to door” olarak adlandırılan, kapıdan kapıya taşımacılığın önem kazanması ile birlikte, herhangi bir yükün, çıkış noktasından varış noktasına kadar pratik, hızlı ve ekonomik şekilde ulaşması için sıklıkla konteyner taşımacılığı tercih edilmektedir. Elleçleme aşamasında hem zamandan hem de ekonomik açıdan tasarruf sağlayan, farklı ürün gruplarının taşınmasına imkan tanıyan ve birçok kez kullanılabilme şansına sahip olan konteynerler, özellikle uluslararası denizyolu taşımacılığının %85’inde tercih edilmektedir.

Sözlük anlamı olarak TDK’da “Çeşitli eşyaları taşımak için uluslararası standartlara göre yapılmış büyük sandık” olarak tanımlanan konteynerleri, üretildikleri malzemeye, kullanım alanlarına ve kullanım amaçlarına göre kategorize etmemiz mümkündür. Bu tanımlamada bahsi geçen uluslararası standartlar İSO olarak tanımlanan International Organization for Standardizaion’dur. Konteyner türlerini biraz daha detaylandıracak olursak;

Genel Amaçlı Konteynerler:

Denizyolu taşımacılığında yaygın şekilde kullanılan bu konteyner türü özel bir taşıma şekli gerektirmez ve standart çelik malzemeden yapılmıştır. Genellikle tüm yüzeyleri kapalı şekilde üretilen bu konteynerlerin ön ve arka kısmında kapıları bulunmaktadır ve bu kapılardan geçebilen ve özel bir taşınma koşulu gerektirmeyen tüm ürünlerin taşınmasında kullanılabilmektedir. Hacimlerine göre 20 ft ve 40 ft olarak sınıflandırılmaktadırlar.

Soğutuculu Konteynerler (Reefer Containers):

İçerisine özel bir soğutma ünitesi yerleştirilerek üretilen bu konteyner tipinde, konteynerin içinin istenilen sıcaklıkta olabilmesi sağlanabilmekte, bu durum özellikle bozulma ihtimali olan taze sebze-meyve, medikal ürün ve ilaçlar, dondurulmuş gıda, çikolatalı gıda gibi ürünlerin taşınmasında kullanılmaktadır. Soğutucu konteynerler de genel amaçlı konteynerler gibi hacimsel olarak 20 ft ve 40 ft olarak sınıflandırılmaktadır.

Üstü Açık Konteynerler:

Konteynerin kapısından sığmayan büyük hacimli yüklerin taşınmasında kullanılan, üst duvarı ve ön kapısı tamamıyla açılabilen konteyner tipidir.

Açık Konteynerler: Yan duvarları ve tavanı olmayan konteyner tipidir. Genel amaçlı kullanılan standart konteynerlere ya da üstü açılabilen konteynerlere sığmayan havaleli yüklerin taşınmasında kullanılmaktadır. İş makineleri, üretim makineleri, jeneratör gibi geniş hacimli yüklerin taşınmasında kullanılmaktadır.

Platform Konteynerler:

Minibüs, tekne, yat gibi hacimli ve ağır yüklerin taşınmasında kullanılan konteyner tipidir. Tavanı ya da yan duvarları olmayan bu konteynerler sadece güçlü bir platformdan oluşmaktadır.

Tank Konteynerler:

Özellikle kimya ya da gıda gibi sektörlerde sıvı yüklerin taşınmasında kullanılan konteyner tipidir. Çelik konstrüksiyon içine yerleştirilmiş ve sıvı taşımaya uygun bir tanktan oluşmaktadır.

Dökme Konteynerler:

Özellikle tarım ürünlerinin lojistiğinde kullanılan, buğday, arpa, bakliyat gibi ürünlerin kolay yüklenebilmesi için üst kısmında özel bir yükleme kapağının bulunduğu, kapaklarının da ihtiyaç halinde açılarak rahat tahliyeye imkan sağladığı konteyner tipidir.
Konteyner ölçüleri ile ilgili detaylı bilgiye https://www.esalco.com/konteyner-olculeri/ bağlantısından ulaşabilirsiniz.

Konteynerler taşımacılığı, en genel anlamda büyük yüklerin ya da birbirinden farklı çeşitli yüklerin tek seferde taşınmasına imkan sağladığı için avantajlıdır. Akılcı ve planlı bir yükleme yapılması durumunda bir konteynerin hacmi oldukça verimli şekilde değerlendirilebilir ve bu sayede hem zaman açısından hem de ekonomik açıdan verimlilik sağlanabilir. Konteyner taşımacılığı ayrıca güvenli taşıma imkanı sunarken, denizaşırı ticaretin kolaylaşmasına ve dünyanın hemen hemen her noktasının ulaşılabilir olmasına imkan sağlar.

Özel semi-treylerler tarafından taşınmaya uygun şekilde üretilen konteynerler, gemilerden indirildikten sonra karayolu ile istenilen herhangi bir noktaya ulaştırılmaya da uygundurlar. Bu durum özellikle door to door taşımacılık açısından oldukça büyük avantaj sunar.

Konteyner Taşımacılık Türleri

Bugün uluslararası ticarette en yaygın lojistik hizmetlerden biri olarak kullanılan konteyner taşımacılığında iki önemli seçenek bulunmaktadır. Komple Konteyner (FCL) ve Parsiyel Konteyner (LCL) taşımacılık. Eğer taşımak istediğiniz yük, 20 ft ya da 40 ft’lik bir konteyneri tek başına doldurabiliyorsa o zaman bu komple konteyner yani FCL taşımacılık hizmeti sınıfına girmektedir. Ancak yükünüz tek bir konteyneri dolduramayacak miktardaysa o zaman bir konteyneri iki ya da daha fazla alıcısı olan yüklerle paylaşmanız gerekmektedir ki o zaman buna da parsiyel konteyner taşımacılığı yani LCL taşımacılık denilmektedir.


tehlikeli-madde-taşımacılığı-640x480-1.jpg

Lojistikte en büyük sorumluluk ve risk barındıran taşımacılık türü kapsamında değerlendirilmesi gereken Tehlikeli Madde Taşımacılığı; sadece müşterinin hak, çıkar ve güvenliğinin değil buna ek olarak çevrenin, hayvanların, insanların da güvenliğinin ön planda tutulması gereken ve yüksek oranda sorumluluk gerektiren bir taşımacılık türüdür. Coğrafi konumu, altyapı yatırımları, üretim ve ticari çeşitliliği göz önünde bulundurulduğunda karayolu taşımacılığını oldukça yoğun şekilde kullanan Türkiye, ek olarak uluslararası karayolu tehlikeli madde taşımacılığında da önemli bir role sahiptir. Ülkemizde; eşyalara, çevreye, hayvanlara ya da insanlara zarar verebilecek ve telafisi imkansız kazalara yol açabilecek her türlü yanıcı, patlayıcı, zehirli, bulaşıcı, aşındırıcı ve radyoaktif maddenin taşınması 2015 yılı itibariyle Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı sorumluluğunda ve uluslararası ADR hükümleri kapsamında gerçekleştirilmektedir.

Türkiye’nin de tabii olduğu tehlikeli malların uluslararası karayolu taşımacılığı standartlarını belirleyen bir Avrupa Anlaşması olan ADR (European Agreement on the International Transport of Dangerous Goods by Road), bugün 50 ülkede geçerlidir.

Tabi ki tehlikeli maddelerin taşımacılığında karayolunun yanı sıra, demiryolu, denizyolu, havayolu ve iç su yolları gibi servisler de kullanılmaktadır ve tüm bu lojistik hizmetler farklı uluslararası anlaşmalar kapsamında güvence altına alınmıştır. Bu anlaşmaları demiryolunda RID (Tehlikeli Maddelerin Demiryolları ile Taşınmasına Dair Avrupa Anlaşması), denizyolunda IMDG-CODE: Tehlikeli Maddelerin Denizyolu ile Taşınmasına Dair Avrupa Anlaşması, havayolunda IATA-DGR: Tehlikeli Maddelerin Havayolu ile Taşınması için Direktif ve iç su yollarında IATA-DGR: Tehlikeli Maddelerin Havayolu ile Taşınması için Direktif olarak sıralamak mümkündür.

Yine karayolunda tehlikeli madde taşınmasına yönelik bir de yönetmelik bulunmaktadır. 2011 yılında yürürlüğe giren ve 2013 yılında revize edilen bu yönetmeliğin de amacı karayolu tehlikeli madde taşıyıcılığında hizmet veren ya da rol üstlene tüm paydaşların yani tehlikeli madde gönderenlerin, alıcıların, bu maddeleri yükleyen, dolduran, boşaltan, ambalajlayan tüm aracıların, taşımacılıkta kullanılan araçların, yüklenici firmaların, araçları kullanan şoför ve operatörlerin, işletmecilerin sorumluluklarını ve çalışma şartlarını belirlemektir.

Tehlikeli madde taşımacılığını 6 aşamada değerlendirmek mümkündür:

  • Paketleme
  • Yükleme
  • Gönderme
  • Taşıma
  • Alma
  • Boşaltma

Karayolunda tehlikeli madde taşımacılığının, yine karayolunda yapılan atık, canlı hayvan, taze gıda ve diğer tüm taşıma türleri içindeki toplam oranı %11,7’dir.

Tehlikeli maddeler; patlayıcı madde ve nesneler, gazlar, yanıcı katı maddeler, yanıcı sıvı maddeler, kendiliğinden yanmaya yatkın maddeler, suyla temas halinde yanıcı gazlar açığa çıkaran maddeler, oksitleyici maddeler, organik peroksitler, zehirli maddeler, bulaşıcı maddeler, radyoaktif maddeler, aşındırıcı maddeler, farklı tehlikeleri olan madde ve nesneler gibi gruplara ayrılarak sınıflandırılmaktadır. Bu şekilde sınıflandırılmış 13 farklı tehlikeli madde grubu yer almakta ve bu grupların içinde ayrı kodlara sahip yaklaşık 3.500 tehlikeli madde bulunmaktadır.

ADR’li Tehlikeli Madde Nasıl Taşınır?

Karayolunda taşıması yapılacak tehlikeli maddeler öncelikle taşınan maddenin ya da nesnenin yapısına uygun belgeye sahip bir araçla yola çıkartılmalıdır. Yine taşımacılık esnasında kullanılan ana ve yardımcı tüm araçların (tank, tüplü tanker, portatif tank vb.) plakalarına bakılarak olması gereken rutin muayenelerinin yapılıp yapılmadığı mutlak suretle kontrol edilmelidir. Karayolunda tehlikeli madde taşımacılığı yapan tüm taşıt ve tankların üzerinde uyarıcı levha ve turuncu plakaların olması bir zorunluluktur.

Esalco Lojistik olarak, tehlikeli madde taşımacılığı da dahil olmak üzere karayolu, havayolu, denizyolu ve entegre lojistik çözümlerimizle her zaman size destek vermeye hazırız. Lojistik ihtiyaçlarınızla ilgili çözümlerimizle tanışmak için bizi arayabilirsiniz.


gtip-1200x689.jpg

İhracat ve ithalat ile ilgili konularda adını sıklıkla duyduğumuz GTİP kodu, en basit tanımıyla Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu tanımının baş harflerinden oluşmaktadır. Nasıl ki vatandaş olarak her birimizin kimliğine kayıtlı bir kodu-numarası varsa, ticarete konu olan her bir ürünün de mutlaka kendine ait bir kimlik numarası bulunmaktadır.

Dünya genelinde Armonize Sistem Nomanklatürü esasına dayanılarak oluşturulan tarife cetvelleri gereğince, ticarete konu olan her ürüne 6 haneli bir kod verilmektedir ve bu kod her ülke için sabittir. Bu 6 haneden sonra devam eden rakamlar ise her ülkenin kendi istatistik sistemine göre değişkenlik göstermektedir.

Uluslararası ticarette kullanılan Armonize Sistem (AS) ile ilgili tüm düzenlemeler Dünya Gümrük Örgütü tarafından gerçekleştirilmektedir. Türkiye’de ise bu alanda yetkili kurum Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’dır. Her bir ürünün gümrük işlemleri GTİP koduna göre gerçekleştirilmekte, her bir ürün/eşya grubu ayrı bir GTİP kodu üzerinden işlem görmektedir.

Daha önce belirttiğimiz gibi GTİP kodunun uluslararası düzeyde belirlenen ilk 6 hanesinden sonrası ülkelerin kendi ihtiyaçlarına göre şekillenmektedir. Her bir ülke, ürün gruplarına göre vergilendirme yapabilmek ya da detaylı istatistiki bilgiye kolayca erişebilmek için ilk 6 haneden sonrasına kendi kodlarını eklemektedir. Türkiye’deki kod sistemi ise 12 hane üzerinden düzenlenmiştir ve ülkemiz Avrupa Birliği ile ortak Gümrük Birliği’ne sahip olması sebebiyle, GTİP kodunun ilk 8 hanesi ve ürün grupları Avrupa ülkeleri ile aynıdır.

GTİP Kodunun Açılımı

GTIP kodunun,
İlk 4 Rakamı: Eşyanın Pozisyon Numarası,
İlk 6 Rakamı: Dünya Gümrük Örgütü’ne üye olan ülkelerin tamamında kullanılan Armonize Sistem Nomanklatür kodu,
7 ve 8. Rakamı: Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kullanılan Kombine Nomanklatür kodu,
9 ve 10. Rakamı: Farklı vergi uygulamalarından doğan ürün pozisyon kodu,
11 ve 12. Rakamı: Gümrük Tarife İstatistik kodu olarak tanımlanabilir.

Lojistikte Doğru Çözüm Ortağı Hayatınızı Kolaylaştırır

İthalat ve ihracat süreçlerinde işlemlerin aksamadan ve sorunsuz şekilde çözümlenebilmesi için ürününüze ait GTİP kodunun doğru olarak kullanılması ve işlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle tüm süreçlerde ürününüzü tanıyan, mevzuata ve GTİP kodlarına hakim lojistik firmaları ile çalışmanız işinizin aksamaması ve gümrük süreçlerinin doğru yönetilmesi bakımından önem teşkil etmektedir.

Uluslararası Ticaretin Kilit Noktası GTİP

GTİP numarası, Avrupa Toplulukları da dahil olmak üzere toplam 41 ülkenin kabul etmesiyle birlikte 1 Ocak 1988 tarihinde hayatımıza girmiştir. Uluslararası ticaretin bugün gelmiş olduğu nokta, globalizm ve dünya genelinde ithalat ve ihracatı yapılan ürün çeşitliliği düşünüldüğünde bugün artık GTİP numarası olmadan uluslararası ticaretin de olamayacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. İthalatını ya da ihracatını yapmış olduğunuz ürünün GTİP kodunu bilmeniz, süreçlerin aksamadan devam etmesi anlamında önem taşırken aynı zamanda bahsi geçen ürünün Türkiye’de ya da dünyadaki diğer ülkelerde tabi olduğu gümrük vergileri, kotalar, kısıtlamalar ya da yaptırımlar hakkında da işin en başında bilgi sahibi olmanızı sağlar.

Son olarak, GTİP kodunun uluslararası alanda Harmonized Tariff Code (HTC) olarak tanımlandığını, sorgulama için Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın resmi sitesinden ya da ücretsiz olarak ulaşabileceğiniz farklı internet sitelerinden yararlanabileceğinizi de hatırlatmak isteriz.


afet-lojistigi-1200x799.jpg

Doğal afetler, insan hayatını beklenmedik biçimde etkileyen, acı, korku ve kayıplara neden olabilen zor deneyimlerdir. Ülkemiz jeolojik yapısı nedeniyle maalesef bu tür felaketlerin sıklıkla ortaya çıkabileceği bir konumda bulunmaktadır. Bu nedenle afet lojistiği konusunda bilgi ve deneyim sahibi olmak, bu gibi olağanüstü durumlarda zararın olduğu bölgelerde bulunan insanların ihtiyaçlarının giderilmesi, gerekli yardımların yapılması ve oluşan kriz durumunun en az ek hasara neden olacak şekilde yönetilebilmesi büyük önem taşır.

Afet lojistiğini; doğal afetlerin gerçekleştiği bölgelerde ihtiyaç duyulan eşyaların, sağlık-gıda ve sarf malzemelerin, destek ekiplerinin, bilgi ve sermayenin akışı ile ilgili tüm faaliyetlerin kaynaktan (tedarikçi veya bağışçılar) son kullanıcıya (yararlanıcılar) kadar planlanması, uygulanması ve kontrolü olarak tanımlayabiliriz.

Afet lojistiği her zaman belirsizlik, geçicilik ve değişkenliklerle dolu bir ortamda gerçekleşir, bu nedenle hazırlıklı olmak kadar esnek olmak da önem teşkil eder. Bu görevdeki nihai amaç, etkilenen bölgelerdeki zayıf ve savunmasız kalmış kişilerin acılarını en kısa sürede hafifletmek ve bunu mümkün olduğunca etkin, hızlı, verimli ve uygun maliyetli biçimde gerçekleştirmektir. Afet lojistiğini üç ana aşamada inceleyebiliriz:

  • afet öncesi hazırlık
  • afet süresince müdahale
  • afet sonrası faaliyetler

Hazırlık aşaması, henüz olağanüstü durum içerisinde yaşanan ek zorluklar ve stres ortaya çıkmamış olduğu için en büyük farkı yaratmaya yönelik hazırlığın yapılabileceği aşama olarak düşünülebilir. Bu süreçte gerekli planlamalar büyük bir titizlikle yapılır ve bu planlama doğrultusunda satın alma ve depolama işlemleri gerçekleşir. Olası bir afet durumunda temel ihtiyaç malzemelerinin kolayca ulaşılabilir olması için stratejik noktalarda ve erişime açık depolama alanları seçilerek gerçekleştirilmesi önemlidir. Bu süreçte amaç, belirsizliklerin ortaya çıkacağı kaos ortamında, doğru miktar ve nitelikteki malzemenin, doğru zamanda, doğru yerde ve doğru kişilere ulaşmasını sağlamaktır. Bunun için reel ölçümlerin yapılması, etkin stratejik kararların verilmesi ve düzenli kontrollerin yapılması gerekir.

Afet süresince müdahale aşamasında, ilk olarak durum değerlendirmesi yapılır ve buna göre ihtiyaçlar saptanır. Afet alanında bulunan öncü ekiplerin bilgilerinin ışığında gerçekleşen bu ilk etapta, talep edilen malzemeler belirlendikten sonra bu malzemelerin temini için harekete geçilir. Sadece ihtiyaçlar değil, ulaşım için gerekli olan nakliye yollarının da durum değerlendirmesi bu aşamada gerçekleşir. Söz konusu bölgedeki liman, karayolu, havaalanı ve demir yollarının afet tarafından hasara uğrayıp uğramadığını takip etmeye devam etmenin büyük önem taşıdığı durumlar olabilir. Yardım kuruluşlarının depo alanları, depoların ulaşılabilirlik durumları, hatta afetin büyüklüğüne göre kimi zaman diğer ülkelerden gelecek olan yardım malzemelerinin olası gümrük işlemleri de bu aşamada yönetilmesi gereken unsurlar arasında bulunmaktadır.

Bu aşamadaki tüm işlemlerde yardım ekiplerine her türlü desteğin sağlanması lojistik planının birincil önceliğidir. Tespit edilen ihtiyaçlar doğrultusunda önceden belirlenmiş tedarikçi firmalarla temasa geçmek ve afet alanına söz konusu yardım malzemelerini teslim etmek gerekmektedir. Bu aşamada iletişim, ön hazırlık ve dinamik yaklaşım çok büyük önem taşımaktadır.

Afet sonrası faaliyetler büyük ölçüde toplama, bakım, raporlama ve değerlendirme işlemlerinden oluşur. Afet bölgesindeki müdahale ekipleri yerini bakım, onarım ve toplama ekiplerine bırakırken durumun doğru ve etkin şekilde raporlanması sonraki afetlerin ön hazırlık aşaması için büyük önem taşır.

Afet lojistiği standart lojistik uygulamalarına göre birçok ek zorluğun da yönetilmesi gerektiren bir operasyon türüdür. Yardım kuruluşlarının yapıları ve farklı paydaşların uymaları gereken kurallar kadar felaket anında sekteye uğrayan hem fiziki hem de teknolojik altyapılar bu süreçleri zorlaştıran unsunlar arasında bulunmaktadır. Tedarik zinciri lojistiğinde olağanüstü durumların yönetiminde uygulanan mantık, afet lojistiği için de kullanılabilir. Her afet bir diğerinden çok daha farklı çözümlere ihtiyaç duyduğu için bu konuda sürekli çalışmaya devam etmek, düzenli biçimde risk ölçümü yapmak, yenilikleri ve teknolojileri yakından takip etmek ve esneklikle planları adapte etmeye devam etmek çok büyük önem taşır.


ingiltere-lojistik-1200x825.jpg

Dünyanın birçok ülkesi ile yüksek volümlerde ithalat ve ihracat yapan İngiltere’nin içinde bulunduğu Brexit süreci vergi ve gümrük uygulamaları konusunda yeni uygulamaları gündeme getiriyor. Türkiye ile ticaret ilişkilerinde bu sürece bağlı olarak ek vergilendirmelerin uygulamaya girmesini engelleyen Serbest Ticaret Anlaşması, 30 Aralık 2020 tarihinde imzalanmış, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren de yürürlüğe girmiştir. İngiltere’nin ihraç ettiği ürünlerin başında otomobil, ham petrol, altın, gaz türbinleri ve paketlenmiş ilaçlar gelmektedir. İthal ettiği ürünlerin başında ise yine otomobil, altın, ham petrol, benzin, ve paketlenmiş ilaçlar yer almaktadır.

Esalco olarak, Avrupa’nın pek çok noktasında olduğu gibi İngiltere için de karayolu servislerimizle yanınızdayız. Uluslararası geniş acente ağımız sayesinde siz değerli müşterilerimizin tüm lojistik beklentilerine cevap vermekteyiz. İngiltere’den dünyadaki herhangi bir ülke ya da dünyadaki herhangi bir ülkeden İngiltere’ye veya İngiltere içerisinde bulunan iki nokta arasında yapılacak tüm taşımalarınızda, parsiyel veya komple yüklerinizin lojistik hizmetini uzman kadromuz ile kesintisiz şekilde desteklemeye devam ediyoruz. Türkiye için önemli bir ticari ortak olan İngiltere’de lojistik bağınız olmak, yükünüzün kesintisiz ve sorunsuz biçimde taşınmanızı sağlamak için deneyimimizi gururla hizmetinize sunuyoruz.

Esalco olarak Brexit sürecine ait tüm gelişmeleri titizlikle takip ederek uygulamalardaki yenilikleri lojistik süreçlerimize en hızlı biçimde entegre ediyor, işlemlerinizde gerekli ve güncel belgelerin uygun biçimde hazırlanmış olmasına önem veriyoruz. Prosedür değişikliklerine istinaden gerçekleşecek işlem ve belge değişikliklerinin hatasız biçimde tamamlanması için uzman ekibimizle koordineli şekilde hareket ediyoruz. Bu süreçte de her zamanki gibi olası sorunları önceden saptayıp gerekli önemleri alarak takviminize sadık kalabilmeniz için özveriyle çalışmaya devam ediyoruz.

2019 yılında 18.6 milyar pound değerinde ticaret yaptığımız İngiltere’nin karayolu ağları, toplam 398.350 km uzunluğundadır ve en sık kullanılan karayolu olma özelliğini taşımaktadır. Karayollarının yapımı 1950’li yıllardan günümüze kadar uzanmaktadır ve halen yapım ve bakım işlemleri devletin işlettiği kurumlar tarafından sağlanmaktadır. Diğer Avrupa ülkelerine göre nüfusa oranla kilometre (bir milyon kişi başına kilometre olarak hesaplanır) ölçüsündeki karayollarının Birleşik Krallık’ta yüksek olmadığı görülmektedir. Avusturya, İspanya, Lüxemburg gibi ülkelerde bu rakam 200’ün üstündeyken Birleşik Krallık sadece 60. Sırada yer almaktadır. Buna rağmen stratejik noktalar ve büyük şehirleri birbirine bağlayan yolları ile Birleşik Krallık karayolları ulaşımın en önemli yükünü taşımaktadır.

Denizyolu taşımacılığında öncü ülkelerden olan İngiltere, coğrafi konumu gereği deniz taşımacılığına da büyük önem vermeye devam etmektedir. İngiltere’yi kapsayan lojistik ihtiyaçlarınızda Esalco olarak farklı lojistik servislerin birleşimini gerektiren planlamaları size sunmaya devam edeceğiz. Gerek limandan limana karayolu taşımacılığında, gerek karayolu ve denizyolunu birleştiren planlarda partnerlerimizle yükünüzü taşımak için hesaplı, hızlı ve verimli modellerle ile daima yanınızdayız.


containers-2018438_1920-1-1200x800.jpg

Coğrafi konumu nedeniyle stratejik önemi özellikle Brexit kapsamında bir kez daha öne çıkan İrlanda Cumhuriyeti, İrlanda Adası’nın güneyinde bulunmakta ve Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği arasında bir köprü oluşturmaktadır. İrlanda Cumhuriyeti’nde karayollarının büyük çoğunluğu devlet tarafından inşa edilmiştir ve Ulaştırma Bakanlığı’nın ulaştırma departmanı tarafından işletilmektedir. Aynı zamanda ülkenin tüm demiryollarının, toplu taşımanın, hava alanlarının ve kara yollarının da hem sorumlusu hem de sahibi söz konusu bakanlık olup çok az sayıda paralı yol özel sektör tarafından inşa edilip işletilmektedir.

İrlanda hükümeti 2005 senesinde Transport 21 isimli bir ulaşım programı yürürlüğe koymuştur ve bu kapsamda diğer ulaşım şekillerine ayırdığı bütçenin yanı sıra 18 milyar Euro’luk bir bütçeyi de sadece karayollarının geliştirilmesi ve onarımına ayırmıştır.

Toplamda 117,318 km karayolu bulunan İrlanda da mevcut yollar, tüm büyük şehirleri (Belfast, Cork, Limerick, Derry, Galway ve Waterford) Dublin’e bağlamaktadır.

Esalco Lojistik olarak Avrupa’ya ve dünyanın pek çok noktasına sağladığımız karayolu servislerimizi, İrlanda’da da uluslararası acente ağımız sayesinde kesintisiz şekilde siz değerli müşterilerimizin hizmetine sunmaktayız. İrlanda içerisinde, İrlanda’dan başka bir ülkeye veya başka bir ülkeden İrlanda’ya yapılacak tüm taşımalarınızda, parsiyel veya komple yüklerinizin lojistik hizmetini uzman kadromuz ile kesintisiz şekilde desteklemeye devam ediyoruz. Uluslararası ticarette özellikle Britanya, İtalya, Belçika, İspanya, Avusturya, Macaristan, Hollanda, İsviçre, Slovakya ve Avusturya ile ithalat ve ihracat akışları önemli volümlerde gerçekleşen İrlanda ile lojistik bağınız olmak, yükünüzün kesintisiz ve sorunsuz biçimde taşınmanızı sağlamak için deneyimimizi gururla hizmetinize sunuyoruz.

Coğrafi konumunun getirdiği özel statüsü sebebiyle, Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği arasındaki bağı sağlayan bir ülke olan İrlanda, Brexit kapsamında gerçekleşecek değişiklikler ve yenilikler sebebiyle, yakın gelecekte taşıma ve ticaret alanında yeni uygulamalar getirecek. Biz de Esalco Lojistik olarak; 31 Aralık 2020 tarihinden itibaren İrlanda’da yürürlüğe girecek değişiklikler kapsamında, yeni gümrük uygulamalarının yükünüzün taşınmasında zaman kaybı ve sorunlar yaşatma ihtimalini engellemek için en güvenilir çözüm ortağınız olarak yine yanınızda duracağız.

Pek çok ülkede olduğu gibi İrlanda’da da komple tır yüklemeleri (FTL), parsiyel tır yüklemeleri (LTL), ekspres tır yüklemeleri konusunda tüm karayolu ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam edeceğiz. Depolama hizmetleri, gümrük işlemleri, dağıtım ve paketleme, danışmanlık, tedarik zinciri yönetimi, sözleşme ve sigorta hizmetleri konusunda da uzman ekibimizle yanınızda olarak, kapıdan kapıya taşımacılık ve intermodal taşımacılık alanlarında İrlanda’daki çözüm ortağınız olmaya devam edeceğiz.

Yeni uygulamalar çerçevesinde gerçekleşen tüm prosedür değişikliklerini titizlikle takip ederek gerekli işlem ve belgelerin eksiksiz ve hatasız biçimde edinilmesi, yeni uygulamalardaki adımların tedarik zincirini etkilemesinin önüne geçilmesi ve olası gecikmelerin ticari takvimlerinizi olumsuz yönde etkilememesi için uzman ekibimizle birlikte daima sizin adınıza detaylı planlamalar yapacağız. İrlanda’nın ithal ettiği ürünlerin başında gelen ve lojistiği büyük ustalık ve titizlik gerektiren biyolojik maddelerin, ilaçların, hammaddelerin ve tıbbi maddelerin taşımasında gerekli tüm prosedürlerin usulüne göre takip edilmesi konusunda da uzman ekibimizden destek alabilir, İrlanda ile uluslararası ticaretinizi aksamadan devam ettirebilirsiniz.


Esalco Lojistik olarak kurulduğumuz 2011 yılından beri en sade anlatımıyla, bir ürünü ya da hammaddeyi, bir noktadan diğer bir noktaya taşıyoruz. Kulağa çok basit gelebilir ancak biz lojistiğin basit görünümünün ardındaki derinliği çok seviyoruz. Çünkü taşıdığımız her bir ürünle ya da hammaddeyle insanlara aslında özgürlüğü, mutluluğu, teknolojiyi, ağız tadını, ilhamı, hayata dair küçük zevkleri, renkli keşifleri, zamanı taşıyoruz.

İLETİŞİM

Merkez/HQ: Acıbadem, Akasya 25/A Kent Etabı Kat:6 34660 Üsküdar / İstanbul.
Şube/BR: Çınarlı Mahallesi,Şehit Fethi Sekin Cad No.3 Sunucu Plaza B Blok K.9/901 35170 Bayraklı / İzmir.
Şube/BR: Camii Şerif Mah 5204 Sok Arslanlar Apt No:15/7 33060 Akdeniz / Mersin.
Şube/BR: Hoşnudiye Mahallesi 746 Sok No13 D.65 Soho Business Center Tepebaşı / Eskişehir.
Sube/BR: Istanbul Havalimani Kargo Terminali Tayakadin Mah. Nuri Demirag Cad. Bina No:33 İc Kapi No:170 Arnavutkoy / Istanbul
Sube/BR: Esalco Lutèce 46 Bis rue Jean Jaurès, 77410 Claye-Souilly Paris/France