Teklif Al

Obtenez l'offre

Get Offer

获取报价

Angebot bekommen

BİLGİLER - Esalco

deniz-konsimentosu-1200x797-1.jpg

Ticaret yapan firmaların en çok tercih ettiği taşımacılık türlerinden biri olan denizyolu taşımacılığı, nakliyatı gerçekleştirilecek olan malların ulaştırılması gereken bölgelere denizyolu aracılığı ile taşınmalarını ifade eder. Denize kıyısı olan ülkelerin limanlarında görülen bir taşımacılık türü olan denizyolu taşımacılığı ile çok sayıda mal ve yük taşınabilir. Genelde yük gemileri ile sağlanan bu taşımacılık ile farklı liman kentleri arasında hem ülke içi hem de uluslararası ticaret yapmak mümkündür.

Dünya üzerindeki liman sayısı son yapılan araştırmalara göre 4 bin 600 olarak belirlenmiştir. Bu limanlara her geçen gün yenisi de eklenmektedir. Ticaretin küreselleşmesi ile küresel pazarlara mal gönderilmesi ve bu malların ticaretinin sağlanması şirketlere birçok avantaj ve küresel pazarda bir yer edinme olanağı sağlamaktadır. Global bir köy haline dönmüş olan dünyada, denizyolu taşımacılığı ile aktarılan malların ticarete katılım oranları son derece yüksektir. Denizyolu taşımacılığında kullanılan yardımcı ekipmanların başında konteynerler gelmektedir. Malların bu yardımcı ekipmanlara yüklenmesi işlemi, konteynerlerin gemilere aktarılması, gemi yolculuğu ve malların alıcıya aktarılması denizyolu taşımacılığının aşamalarını oluşturmaktadır. Deniz yolu taşımacılığında kullanılan konteynerler FLC ve LCL isimleri ile anılmaktadır. Bu taşımacılık türünün sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesi için bazı yasal prosedürler bulunmaktadır. Prosedürlere bağlılık için gerekli belge ve sözleşmeler tamamlanmadan denizyolu taşımacılığı yapmak mümkün değildir.

 

Denizyolu Taşımacılığında Kullanılan Belgeler Nelerdir?

Denizyolu taşımacılığı belgeleri, genel olarak deniz ve okyanuslardaki mal geçişinin yasal koşullara uygun olup olmadığını denetler. Nakliyat aşamalarının sorunsuz bir biçimde gerçekleşmesi ve malların alıcıya planlanan zamanda teslim edilmesi için bu belge ve raporların eksiksiz biçimde tamamlanması gerekmektedir. Denizyolu taşımacılığı belgelerinin en sık kullanılanları ve en önemlileri aşağıda belirtilmiştir:

  • Deniz Konşimentosu: Bu belge taşıyıcı firma ile gönderici firma arasındaki usullerin düzenlenmesine yönelik hazırlanan bir belgedir. Deniz konşimento Sevk esnasında malların durumlarına yönelik bir makbuz işlevi gören belge sayesinde malların özellikleri, tanımları ve belirtilen farklılıkları düzenlenir. Mallar ile ilgili detaylı bilgilerin yer aldığı bu belgede; malların durumu, ağırlığı, cinsi ya da türü, hacmi, miktarı, alış yeri, varış yeri gibi bilgilere yer verilmektedir. Bu belgede ayrıca taşıyıcı hakkında genel bilgilere, taşeron firma mevcut ise onun hakkında detaylı bilgiye, konteyner sayısına da yer verilmektedir.
  • ATR Dolaşım Belgesi: ATR Deniz Dolaşım Belgesi, Türkiye ile Avrupa Birliği ülkeleri arasındaki taşımacılık faaliyetleri esnasında düzenlenen bir sertifikadır. Bu belgeyi diğer belgelerden farklı kılan özelliği sadece Avrupa Birliği ülkelerini kapsıyor olmasıdır. Türkiye, Asya ve Avrupa kıtalarını birbirine bağlayan, jeopolitik önemi son derece fazla olan bir ülke olduğu için Avrupa ile yapılan ticaret taşımlarında en sık kullanılan ülkelerden birisidir. ATR belgesi sayesinde tercihli gümrük vergisine yönelik tarifelerde bir düşüş sağlanabilir. Sadece kömür ve çelik ürünlerinde herhangi bir düşüş görülmesi mümkün değildir. Bunun dışında serbest dolaşıma girmiş olan tüm malların tarifelerinde düşüş sağlanabilir.
  • EUR Dolaşım Belgesi: Bu belgeye ihtiyaç duyulmasının temel sebebi ATR dolaşım belgesinin kapsamında sadece Avrupa Birliği ülkelerinin olmasıdır. Farklı Avrupa ülkeleri için farklı belgeye ihtiyaç duyulmasından dolayı ortaya çıkan EUR Dolaşım Sertifikası sayesinde ithalat ve ihracat süreçlerinde birçok avantaj elde edilir. Bu sertifika sayesinde gümrüklendirme aşamaları sorunsuz bir şekilde ilerler.
  • Menşei Şahadetnamesi: Menşei Şahadetnamesi isminden de anlaşılacağı üzere, denizyolu kullanılarak ithalatı ya da ihracatı yapılan olan mal ve eşyaların menşelerini belirtir. Bu belgenin cinsi ülkeden ülkeye değişiklik gösterse de temel olarak aynı maddeleri içerir. Bu belge iki farklı çeşitte çıkarılır.
  • Tercihli Menşe Şahadetnamesi: Bu belge ile ödenmesi gereken vergiler belirlenir, ithalatı ya da ihracatı yapılacak olan mal ve eşyaların yasa dışı olup olmadığı kontrol edilir.
  • Tercihsiz Menşe Şahadetnamesi: Bu belge özel kuruluşların verdiği bir belgedir. Tercihli Menşe Şahadetnamesine benzer biçimde düzenlenir ancak farklı olarak vergilendirme indirimlerini içermez.

Denizyolu Taşımacılığının Sağladığı Avantajlar ve Gelecekteki Konumu

Denizyolu taşımacılığı, karayolu, havayolu ve demiryolu taşımacılık yöntemlerine göre daha az maliyetlidir. Bu taşımacılık türünün maliyetlerinin düşük olmasının en büyük sebebi çok sayıda eşyanın çok daha az enerji harcayarak taşınıyor olmasıdır. Denizyolu taşımacılığı yapılırken elde edilen en büyük avantajlardan biri de ithalatı ya da ihracatı yapılacak olan malların tahmini varış sürelerine uygun bir biçimde varış noktalarına ulaştırılmalarıdır. Denizyolu taşımacılığında kullanılan rotalar önceden belirlenmiş olduğu için taşıma sırasında karayolunda yaşanan trafik ve benzeri problemler olmaz. Ayrıca denizyolu taşımacılığında kullanılan konteynerler sayesinde taşınan mal ve eşyaların zarar görme ya da kaybolma olasılıkları asgari düzeye iner. Denizyolu taşımacılığı uluslararası taşımacılık yöntemleri arasında en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Küresel ölçekte hizmet veren birçok firma, mallarını dünyanın farklı bölgelerine taşırken bu taşımacılık yöntemini tercih etmektedir. Denizyolu taşımacılık sayesinde maliyetlerini düşüren firmaların küresel pazarlara açılma olanağı da artmaktadır.

Denizyolu taşımacılığı hem düşük maliyeti hem de deniz trafiğinin diğer taşımacılık yollarındaki trafikten çok daha az olması sebebi ile gelecekte de en çok kullanılan taşımacılık türlerinden biri olmaya adaydır. Gümrük ve uluslararası limanlarda gerekli olan belgelerin tamamlanması ile son derece akıcı bir süreçte ilerleyen denizyolu taşımacılığında taşınan yük miktarı da çok olmaktadır. Karayolu, havayolu ya da demiryolu taşımacılık ile taşınacak olan yük miktarı belli bir seviyeyi geçerse firmalara denizyolu taşımacılığını kullanmaları tavsiye edilmektedir. Denizyolu taşımacılığı ile sadece kitlesel üretime sokulan mal ve eşyalar taşınmaz. Kereste, çelik, maden ve benzeri ürünler de gemiler yardımı ile taşınır. Bu gibi büyük ebatlı ürünlerin taşınması ancak gemiler ile mümkün hale gelmektedir. Bu nedenle denizyolu taşımacılık alanındaki faaliyetlerin gelecekte de devam edecek olması söylenebilir. Denizyolu taşımacılığı genel hatları ile iki farklı grupta incelenir. Bunlar tramp taşımacılık ve liner taşımacılıktır. Tramp taşımacılık ile büyük hacimli mallar taşınır. Bu mallar taşınırken taşıma süreleri önemsenmez, tramp taşımacılıkta önemli olan malların zarar görmeden taşınmasıdır. Liner taşımacılıkta ise ürünlerin gönderilmesi gereken yere ne zaman ulaşacağı konusu büyük önem taşır. Özellikle belirli bir süre geçtikten sonra deforme olma ya da bozulma ihtimali bulunan mallar taşınıyorsa zaman konusu daha da ön plana çıkar. Genel itibari ile liner taşımacılıkta hizmetler önemsenir. Bu taşımacılık türünde geminin ne zamandan limandan yarılacağı, yolda ne kadar vakit geçireceği ve malları gönderilmesi gereken limana ne zaman teslim edeceği konusu büyük önem taşır.

Denizyolu taşımacılığının tüm aşamalarının sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için denizyolu taşımacılığı için gerekli olan belge, sözleşme, sertifika ve raporların eksiksiz, usulüne uygun bir biçimde tamamlanması zorunludur. Taşımacılığın farklı aşamalarında özellikle gümrük noktaları ve alanlarında ihtiyaç duyulan bu belgelerin hazırlanması ve doğru bir şekilde düzenlenmesi için alanında yetkin bir lojistik firması ile çalışmak gerekmektedir. Esalco Lojistik, tüm lojistik işlemleriniz için geçerli olan belge ve raporları eksiksiz bir biçimde tamamlar ve taşınacak olan mal ve eşyalarınızın tam zamanında yerine ulaşmasını sağlar.


yesil-lojistik-1200x666-1.jpg

En basit tanımı ile yeşil lojistik, lojistik operasyonlarını daha sürdürülebilir hale getirmeyi hedefleyen her türlü iş uygulamasını kapsayan bir lojistik türüdür. Yeşil lojistik, eko-lojistik olarak da adlandırılır. Yeşil lojistik temelde geleneksel lojistik yöntemleri üzerine kuruludur. Geleneksel lojistikte odak, operasyonlar üzerindedir, çevre ve ekolojik denge ilk dikkat edilen husus değildir. Yeşil lojistiğin amacı, hem iş operasyonlarını hem de organizasyonun sürdürülebilirliğini iyileştirmektir. Uygulamada yeşil lojistik operasyonları, faaliyet gösterdiği işletmeye ve sektöre bağlı olarak farklı biçimlerde yönetilir.

 

Tüm Detayları ile Yeşil Lojistik Nedir?

Yeşil lojistik zinciri nedir sorusuna özetle, lojistiğin tüm aşamalarının yeşil lojistik kurallarına uygun bir biçimde gerçekleşmesi ve denetiminin bu kurallara uygun bir şekilde yapılmasıdır yanıtı verilebilir. Yeşil lojistik esaslarına dayalı bir lojistik sistemi olan şirketler, bu yöntemleri kullanarak karbon emisyonlarını dengeleme taahhüdünü yerine getirmenin yanı sıra, bazen denkleştirme veya doğrulanmış emisyon azaltımı olarak adlandırılan karbon emisyonlarını dengeleyen projelere sahiptir. İklim değişikliğine yol açan ve dünyanın dengesini bozan faktörlerden biri karbon emisyonudur. Karbon emisyonu ozon tabakası çevresinde birikme yaparak güneş ışınlarının dünyaya gelişinde bir dönüşüm yaşanmasına neden olur. Yansıyan güneş ışınlarının dünyayı fazla ısıtması sonucu, buzullarda erime ve iklim değişikliği görülür. Küresel ısınma raporlarına göre yüz yıl içerisinde birçok tarım arazisi ve bölge buzulların hızlı bir biçimde erimesi dolayısı ile sular altında kalacaktır. Bu araştırmaların varlığı bile yeşil lojistiğe geçmek için yeterli olan motivasyonu sağlamaktadır. Lojistik sektöründe kullanılan ürünlerin karbon emisyonuna etkisi %13 olarak belirlenmiştir. Lojistik ağlarında, kaynak bulma ve tedarik aşamalarında, ulaşım ve dağıtımın her aşamasında yeşil lojistik esaslarına dayanan bir lojistik süreci yaşanması %13’lük karbon emisyon oranının düşürülmesi için gereklidir. Yeşil lojistik aşamaları şu başlıklar altında toplanabilir:

  • Yeşil Üretim: Yeşil tedarik zinciri, lojistiği yapılacak olan malların çevre dostu bir üretim yöntemi ile üretilmesidir. Bunun için doğada atık oluşturmayan doğal malzemeler kullanılarak üretilen malların varlığına ihtiyaç duyulmaktadır. Plastik ve benzeri yapay maddelerin toprakta çözünme süreleri yüzyıllar aldığı için atık oluşumunu arttırmakta, kara ve denizlerin kirlenmesine neden olmaktadır.
  • Yeşil Ulaşım: Ticareti yapılacak olan malların taşınması esnasında yenilebilir enerji kaynakları kullanarak fosil yakıt kullanımını en aza indirmek olarak açıklanabilir.
  • Tersine Lojistik: Hasarlı ya da değişimi istenen malların geri alımında operasyonel çözümler sunmak ve çevre dostu uygulamalar geliştirme sürecidir.

Yapılan araştırmalarda lojistiği yapılan malları satın alan tüketicilerin yaklaşık %80’inin sürdürülebilirliği önemli bulduğu ortaya çıkmıştır. Veriler ayrıca tüketicilerin neredeyse %60’ının “çevresel etkiyi azaltmak için alışveriş alışkanlıklarını değiştirmeye istekli olduğunu” göstermiştir. Geleceğin lojistiği olan yeşil lojistik sadece üretici ve satıcı firmalar tarafından değil, tüketiciler tarafından da önemsenmektedir. Müşteri beklentilerini karşılamak için ve uluslararası standartlara uygun, çevreci bir lojistik için siz de yeşil lojistik yöntemini tercih edebilirsiniz.

 

Yeşil Lojistiğin Faydaları Nelerdir?

Sürdürülebilirlik konusunda yeterli çözümlere sahip olmak, şirketlerin geleceğe yatırım yapmaları için en etkili yöntemlerden biridir. Günümüzde küresel ölçekte üretim ve ticaret yapan birçok firma nakliyat işlemleri için sürdürülebilir taşımacılık politikalarını tercih etmektedir. Hem dünyanın geleceğine katkı sunmak hem de sürdürülebilir taşımacılık faaliyetleri ile taşıma masraflarını azaltmak, şirketlerin küresel piyasalara girmesini ve bu piyasalarda kalıcı bir konum elde etmelerini kolaylaştırır. Yeşil lojistik geleceğin lojistik yöntemi olarak görülür. Bu lojistik yöntemine erkenden başlanması alanda uzmanlaşmayı ve gelişmeyi sağlar.

Günümüzde tüketici davranışlarını inceleyen araştırmalarda, tüketicilerin de çevreye duyarlı politikalar güden şirketlerin ürünlerini alma eğilimleri açıkça ortaya konmuştur. Müşteri beklentileri arasına yerleşen çevreye duyarlı olma ve ekolojik dengeyi koruma politikaları şirketlerin mal satışları üzerinde de artış göstermelerini sağlar. Çevreci anlayışlar ile üretim ve lojistik yapan firmalara verilen ödüller ile bu şirketlerin dünya genelinde tanınırlığı artmakta olup çevreci birlikler sayesinde mallarına erişim de kolaylaşmış olur. Lojistiğin aşamalarında kullanılan taşıtların ekolojik dengeye verdikleri zarar herkes tarafından bilinmektedir. Özellikle gelenekselleşmiş taşıma yöntemlerinde kullanılan taşıtlarda fosil yakıt kullanılması hem bu süreçleri maliyetli hale getirmekte hem de çevreye geri dönüşü olmayan zararlar vermektedir. Sürdürülebilirlik uygulamaları ile hem maliyet azaltılabilir hem de verimlilik artış gösterebilir.

Lojistik esnasında çevreye zarar veren bir diğer uygulama da atık oluşumudur. Özellikle taşınacak malların paketleme ve ambalajlama aşamalarında kullanılan plastik ve benzeri maddeler doğaya büyük zararlar vermektedir. Bu maddeler ayrıca tek kullanımlık bir ömre sahip oldukları için maliyetleri de artırıcı bir etki yaratmaktadır. Hem plastik kullanımını azaltmak hem de maliyet oranını düşürmek için, sevkiyatı yapılacak mal ve yüklerin birden çok kullanılmaya uygun ve çevre dostu ambalajlar ile paketlenmesi tavsiye edilmektedir. Yeşil tedarik zinciri kurmak ve yeşil tedarik zinciri oluşturarak bu zinciri dünyanın tüm bölgelerine taşımak şirketlerin verimliliklerinin de artmasını sağlayan birçok avantajı da beraberinde getirecektir.

 

Geleceğin Lojistiği: Yeşil Lojistik Uygulamaları

Fosil yakıtları kullanmak yerine sürdürülebilir enerjiler ile çalışan taşıtlara geçiş yapmak tüm lojistik yöntemlerinin fayda sağlayacağı bir uygulamadır. Yapılan araştırmalara göre sürekli ticaret yapan uluslararası ölçekteki bir firma, her sene fosil yakıtlara yaklaşık olarak 1 milyar dolar harcamaktadır. Bu durum hem çevrenin kirlenmesine hem de şirket maliyetlerinin artmasına neden olduğu için son derece verimsiz bir yöntemdir. Bu nedenle özellikle karayolu taşımacılıkta daha yaygın bir biçimde kullanılan güneş enerjisi ile çalışan taşıtların kullanımında ciddi bir artış görülmektedir. Yenilenebilir enerjiler tükenen enerji kaynakları olmadığı için hem çevre dostu hem de maliyet azaltıcı enerji sistemleridir. Bu yöntemlerin kullanılması karbon ayak izini azaltır ve karbondioksit emisyon oranlarının düşmesini sağlar.

Tüm sektörlerdeki işletmeler yeşil lojistik stratejilerini uygulamaktan yararlanabilir. Yaygın sürdürülebilir lojistik faaliyetlerden bazıları, ürün tedariğinin ayarlanması, depolamada verimliliğin artırılması ve ulaşımdan kaynaklanan emisyonların azaltılmasını içerir. Tek başlarına veya birbirleriyle bağlantılı olarak kullanılan bu stratejiler, tüm sektörlerdeki işletmeler için işe yaramaktadır. Uluslararası standartlara dayanan etik kaynak kullanımını önemseyen, çalışanlarına adil davranan ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini en aza indirmek için çalışan şirketlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Dünya genelindeki depolama binalarına giden enerji miktarı, kullanılan tüm enerjinin neredeyse %40’ını oluşturmaktadır.

İşletmenizi ister ofis dışında ister depo dışında yürütüyor olun, günlük operasyonlarınızda sürdürülebilir stratejiler kullanmak, enerji kullanımını azaltmaya yardımcı olabilir. Standart depolar ortalama olarak 6,1 kilowatt-saat enerji kullanır. Ancak bu sayı soğutma kullanan depolar için çok daha fazladır. Bu enerji kullanımıyla ilgili endişeleri gidermek için işletmeler çeşitli yöntemler kullanabilir. Enerji tüketimini azaltmak için yeşil lojistik stratejilerden faydalanılmaktadır. Depolarınıza güç sağlamak için güneş veya rüzgâr gibi yeşil enerji kaynaklarına yatırım yapabilir, böylece enerji kaynağınızı değiştirebilirsiniz. Enerji kaynağınızı değiştirmek küçük bir adım gibi görünse de çok daha düşük karbon ayak iziyle dünyamızın geleceği için büyük bir etki yaratmaktadır. Yeşil lojistik yöntemlerinin yaygınlaşması için yeşil lojistik yöntemlerine uygun olarak hazırlanan rotaların belirlenmesi adına çalışmalar sürmektedir. Özellikle iklim değişikliğini önemseyen ve bu konuda bir şeyler yapmak isteyen çevreci grupların bu alandaki talepleri geleceğin lojistik rotalarını değiştirecektir. Hem şirketlerin hem de dünyanın yararına olan yeşil lojistiğin desteklenmesi ve hayata geçebilmesi için gerekli olan temel şey, küçük büyük demeden tüm firmaların taşımacılık politikalarına çevreci yöntemleri eklemesidir.

Geleceğin lojistik yöntemi olan yeşil lojistik ile hem dünyanın geleceğine katkı sunmak hem de çevre dostu yöntemler ile yapacağınız lojistik işlemleriniz hakkında bilgi sahibi olmak için Esalco Lojistik ile çalışabilirsiniz. En yenilikçi yöntemleri bünyesinde barındıran ve sektördeki tüm gelişmeleri takip ederek sizin için en uygun lojistik planı oluşturan Esalco Lojistik ile siz de geleceğin lojistik yöntemleri ile şimdiden tanışabilirsiniz.


uluslararasi-tasimacilik-1200x674-1-1.jpg

Uluslararası lojistik genel tanımı itibari ile üretici firmaların mallarını dünyanın farklı bölgelerine göndererek yaptığı ticaret faaliyetinde, malların taşınması ve teslim edilmesini sağlayan lojistik türüdür. Uluslararası lojistik ile mal ve eşyaların ithalat ya da ihracatı yapılabilir. Dünya genelinde ticaret yapan büyük firmaların kullandığı uluslararası lojistik yöntemi gün geçtikçe gelişmekte ve yeni çözümler sunmaya devam etmektedir.

 

Genel Hatları ile Uluslararası Lojistik Nedir?

Uluslararası lojistik yöntemleri lojistiği yapılacak olan malların cinsine, ağırlığına ve miktarına göre belirlenmektedir. Bu lojistik yönteminin aşamalarını belirleyen bir diğer faktör de ticareti yapılacak olan mal ve eşyaların nereden temin edilip nereye aktarılacağıdır. Uluslararası lojistik yapılırken düşük maliyet kullanmak, lojistiğin kaliteli ve sorunsuz bir biçimde gerçekleşmesini sağlamak, planlanan zaman aralığında mal teslimini yapmak ve uluslararası lojistik için gerekli olan sözleşme, rapor ve belgelerin eksiksiz bir biçimde tamamlanması gerekmektedir.

Uluslararası lojistik hizmetinden faydalanmak isteyen şirketler, seçecekleri lojistik firmalarının sadece taşıma alanında değil, yükleme, depolama ve ambalajlama gibi konularda da hizmet vermesini bekler. Tüm bu hususlar lojistiğin gerçekleşeceği yolun cinsine ve süresine göre değişiklik göstermektedir. Başarılı bir lojistik işleminin gerçekleşmesi için sektörde öncü bir konuma sahip olan lojistik firması ile anlaşmak önemlidir.

 

Uluslararası Lojistik Hizmetinde Dikkat Edilmesi Gerekenler

Uluslararası lojistik aşamalarında dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bu noktaların önemsenmesi dâhilinde uluslararası lojistik süreçlerinin hepsi sorunsuz bir şekilde işleyebilir. Öncelikle gönderimi sağlanacak olan malların hangi yollar aracılığı ile teminini belirlemek önemlidir. Uluslararası taşımacılıkta denizyolu, havayolu, karayolu ve demiryolu kullanılmaktadır. Bu yollardan hangisinin seçileceği yük miktarı ve maliyet oranına göre belirlenir. Havayolu taşımacılığı diğer taşımacılık türlerine göre daha maliyetli ve yük miktarı açısından daha sınırlı olduğu için genelde denizyolu, karayolu ve demiryolu taşımacılıkları tercih edilmektedir.

Uluslararası lojistikte tek yol kullanılabileceği çoklu olarak birden fazla yol da kullanılabilir. Örneğin multimodal taşımacılık yapılacaksa karayolu ve denizyolu ikilisi birlikte kullanılmaktadır. İntermodal taşımacılıkta ise konteyner kullanımı yaygın olup elleçleme yönteminin kullanılmasına gerek duyulmamaktadır. İki farklı taşıma modelini birleştiren uluslararası taşımacılık türlerine kombine taşımacılık adı verilmektedir. Bu taşımacılık türleri gerçekleştirilen ihtiyaç duyulan belge ve sözleşmeler de farklılık gösterir.

Multimodal taşımacılıkta tek bir sözleşme ile tüm işlemler halledilebilirken diğer taşımacılık türlerinde birden fazla sözleşme yapma zorunluluğu bulunmaktadır. Multimodal taşımacılıkta sürecin başından sonuna kadar tek bir taraf sorumluluk sahibi olurken intermodal taşımacılıkta tarafların farklı sorumlulukları mevcuttur. Uluslararası lojistik için gerekli olan belgeler düzenlenirken dikkat edilmesi gereken temel nokta, taşımacılığı yapılacak olan mal ve taşımacılık süreci hakkında genel bilgiye sahip olmaktır.

Uluslararası lojistik gerçekleşirken kullanılacak olan yollar, bu yollar üzerinde bulunan gümrük noktaları, malların depolanma bilgileri, vergi ve tasarruf bilgileri gibi konularda detaylı bilgiye sahip olmak gerekli belgelerin düzenlenmesini kolaylaştırır. Uluslararası lojistik için gerekli olan belge ve raporlar genel itibari ile aşağıdaki gibidir:

  • CMR Belgesi
  • Nakliyeci Makbuzu
  • Araç Karneleri
  • Paket Posta Mektupları
  • Tesellüm Belgeleri
  • Gümrük Belgeleri
  • Taraflar Arasında Kurulan Sözleşmeler
  • İthalat ve İhracat Belgeleri
  • Konşimentolar
  • Menşe Belgeleri
  • Lojistik Yapılacak Ülkenin Kurallarına Uyumluluk Gösterildiğini İspatlayan Belgeler

Uluslararası lojistikte bazı ürün kısıtlamaları bulunmakta her malın taşınması mümkün olmamaktadır. Özellikle çevreye zarar verebilecek olan malların taşınması için birçok kural bulunmaktadır. Uluslararası standartlar tarafından belirlenen bu kurallara uyulmadan malların taşınması halinde birçok cezai yaptırım uygulanmaktadır. Bu malların başlıkları şunlardır:

  • Alkol ve alkol ürünleri
  • Zehirli ve kimyasal maddeler (genel adlandırma olarak tehlikeli maddeler)
  • Karbon piller
  • Uyuşturucular
  • Keskin ve zarar verme amaçlı olarak kullanılabilecek nesneler

Gelişen teknolojiler ve her geçen gün artan ulaşım imkânları, uluslararası lojistik yöntemlerinin de gelişimini sağlamaktadır. Dünyanın bir ucundan başka bir ucuna ticaret yapmayı kolaylaştıran bu lojistik türü ile üretimini yaptığınız malları neredeyse dünyanın istediğiniz bölgesine (norm ve sözleşmelere bağlı kalarak) gönderebilirsiniz. Lojistik alanındaki gelişmeler, yeni ulaşım imkânları ve ülkelerin prosedürlerinde meydana gelen farklılıkların takibi uluslararası lojistik yapmak isteyen şirketlerin dikkat etmesi gereken bir konudur. Yeni gelişmelerin takibi hem işlerin sürekliliğinde herhangi bir kesinti yaşanmasını önler hem de yeni yollar ve yeni seçenekler ile maliyetleri düşürücü bir etki yaratabilir. Bunun için ticaret yapan firmaların lojistik işlemlerini takip edecek, sektördeki gelişmeler hakkında onları bilgilendirecek bir lojistik şirketi ile çalışmaları tavsiye edilmektedir.

 

Uluslararası Taşımacılıkta Yönetim

Etkili ve çözüm odaklı bir uluslararası taşımacılık yöntemi geliştirebilmek için taşımacılığın tüm aşamalarında yeterli bilgiye sahip olan uzmanlar ile çalışmak gereklidir. Sadece üretici firma değil, nakliyat firması da bu süreçlere dâhil olmalı, lojistiğin verimli bir biçimde gerçekleşmesini sağlamalıdır. Tedarik zinciri yönetiminin önemi bu noktada devreye girer. Uluslararası taşımacılık süreçleri ülke içi taşımacılık süreçlerine göre çok daha karışık ve komplekstir. Bu nedenle tedarik zinciri yönetiminin doğru bir şekilde uygulanması gerekir.

Krizlere çözüm sunabilecek bir tedarik zinciri ile uluslararası taşımacılık aşamalarının tamamında maliyeti azaltmak söz konusu olabilir. Ayrıca uluslararası taşımacılık yapan firmaların küresel pazarda bir yer edinmesi ve adlarını tüm dünya geneline duyurabilmeleri için lojistik aşamalarında sorun yaşamamaları gerekir. Bunlara dikkat edildiği takdirde firmalar ölçeklerini büyüterek kar maksimizasyonu sağlamış olur. Etkin bir tedarik zinciri yönetimi malların hangi modlar ile taşınacağını belirlemede de faydalı olacağı için lojistik maliyetlerinin düşürülmesini ve gerekli olan belgelerin temin edilmesini kolaylaştırır.

Uluslararası lojistiğin tedarik zinciri yönetimi ile desteklenmesi iş süreçlerinin kaliteli bir şekilde tamamlanmasını sağlar ve müşteri memnuniyeti sağlanmasını olanaklı kılar. Uzun yolculuklar ile dünyanın bir ucundan başka bir ucuna gönderilen malların yolculuk esnasında herhangi bir zarara uğramaması gerekmektedir. Bu nedenle paketleme, ambalajlama ve depolama işlemlerinin her birine büyük önem verilmelidir. Bu sebeple yapılan tüm işlemler belirli planlar ile önceden kurgulanmalı ve bu planlar dâhilinde bir iş akış tasarımı yapılmalıdır.

Acil durumlar ve olası kazalar için de önceden birden fazla plan yapılması gerekmektedir. Bu sayede olası risklere ve zararlara karşı önlem alınmış olur. Bu riskleri ve zarar edilmesini azaltmak için taşımacılığı yapılacak olan malların sigortalanması da gereklidir. Sadece teknik problemler değil doğal afetler gibi problemler yüzünden de malların zarar görmesi söz konusu olabilir. Bu durumu ortadan kaldırmak için yapılan sigorta işlemi sayesinde mallar zarar görse dahi oluşan zararların tazmini ödenir. İş akışında ne kadar az aksama olursa lojistik aşaması o derece başarılı olur.

Tüm bu aşamaların sorunsuz bir şekilde tamamlanması, kaliteli ve verimli bir lojistik sağlanması için çalışılacak olan firmaların seçimi de büyük önem arz etmektedir. Şirketlerin kaliteli firmalar ile çalışması kendi kalitelerini artırıcı bir etki de yaratmaktadır. Esalco Lojistik, uluslararası taşımacılık işlemlerinizin tüm aşamasında etkin bir biçimde rol oynar. Taşımacılığı gerçekleştirilecek olan mal ve eşyaların sorunsuz bir biçimde ulaşacakları yere gönderilmesini sağlar, gerekli olan belge ve sözleşmeleri düzenleyerek resmi işleri halleder ve şirketinizin itibar kazanmasını kolaylaştırır.


tedarik-zinciri-yonetimi-1200x674-1-1.jpg

Tedarik zinciri, lojistik alanında en dikkat edilmesi gereken konulardan biridir. Tedarik zincirinin doğru bir biçimde yönetilmesi hem şirket maliyetlerinde düşüşe hem de lojistik yöntemlerinin gelişmesinde etkili olmaktadır. Tedarik zincirinin gelişmesi ve uygun yollar ile yönetilmesi için optimizasyonu sağlayacak donanımlı kişiler ile çalışılmalıdır.

Tedarik Zinciri Yönetimi Nedir?

Tedarik zinciri genel hatları ile açıklanacak olursa, en az maliyet ve verimlilik esası ile en verimli yöntemler kullanılarak; lojistik malzemelerinin, lojistik için ayrılan bütçenin ve işletme pratiklerinin yönetimidir. Lojistik hizmeti birçok kullanıcı için sadece nakliyat işlemlerinin gerçekleştiği bir alan gibi görülse de lojistik süreçlerinde birden fazla faktör etkili olmakta birçok farklı tüzel ya da kurumsal şahıs bu süreçlerin bir parçası olarak rol oynamaktadır. Lojistik süreçlerinin tüm aşamaları hem tedarikçileri hem alıcıları hem de dağıtıcıları ilgilendirir. Dolaylı olarak müşterilerinde katılım gösterdiği bu alandaki işlerin usulüne uygun ve verimlilik temelli bir şekilde tamamlanması için tedarik zinciri yönetiminin etkili bir biçimde gerçekleşmesi gerekmektedir.

 

Etkili Bir Tedarik Zinciri Yönetimi ile Elde Edilen Avantajlar

Gelişen teknolojiler ile tüm dünya genelinde ticaret ağı genişlemiş, müşteriler ile üretici firmalar arasındaki mesafeler artmıştır. Tedarik zincirlerinin de bu nedenlerden dolayı gelişme göstermesi tedarik zincirlerinin yönetimi konusuna da verilen önem artmıştır. Tedarik zinciri yönetilmesi müşterilere ihtiyaçlarına yönelik etkili ve doğru çözümler sunmak, zaman kullanımını verimli bir şekilde ayarlamak ve üretim ile ticaretin tüm aşamalarında karı maksimize etme odaklı bir politika gütmek anlamına gelmektedir. Tedarik zinciri yönetiminin amaçları ve sağladığı avantajlar aşağıdaki maddeler halinde sıralanabilir:

  • Doğru bir tedarik zinciri yönetimi tedarikin sürekliliğini sağlayarak kâr marjını yükseltir.
  • Tedarik yönetiminin etkili bir biçimde sağlanması tedarikin diğer aşamalarını oluşturacak olan güvenilir lojistik firmalarına ulaşımı kolaylaştırır.
  • Stoklarda yaşanan kayıplar ve kazaların önüne geçilmiş olur.
  • Üretici firma ya da işletmelerin piyasadaki rekabet olanakları genişler.
  • Ham maddelerin ve ara malların belirli standartlara tabii olması olanaklı kılınır.
  • Ürün kalitesinde artış gözlemlenir.
  • Üretim faaliyetleri için gerekli olarak maliyet kalemlerinde düşüş gözlemlenir.
  • Firmaların itibarları ve tanınırlıkları yükselir.
  • Yönetim giderlerinde azalışlar meydana gelir.
  • Hizmetler belirli standartlara göre düzenlenir bu da hizmet kalitesinde artış yaşanmasını sağlar.
  • Tedarik zinciri yönetimi ile üretim aşamaları rutin bir şekilde gerçekleştirerek kesintisiz servis, malzeme ve bilgi akışı sağlar.
  • Alınan mal ve hizmetlere düşük maliyetle ulaşmayı salar.

Tedarik Zinciri Bileşenleri Nelerdir?

Tedarik zinciri çok geniş bir alana vurgu yapmaktadır. Üretimin ve ticaretin tüm aşamalarını içinde bulunduran bu zincirdeki aktörlerin sayısı da bu nedenle fazladır. Genel olarak tedarik zincirinde aktif bir biçimde rol olan aktörler aşağıdaki gibidir.

  1. Hizmet Sağlayıcılar: Üretimin ilk aşamasından, üretilen malın müşteriye ulaşmasına kadar olan aşamaların tümünde rol oynayan hizmet sağlayıcılar, tedarik zincirinin en önemli bileşenlerinden biridir. Her bir hizmet sağlayıcının alanında uzman olması firmaların kâr marjını yükselterek büyümelerini sağlar. Hizmet sağlayıcılar kişiler olabileceği gibi bir alanda uzmanlaşmış kişilerden oluşan gruplar da olabilir.
  2. Kaynaklar: İnsan kaynakları, halka ilişkiler kaynakları, üretim kaynakları, tedarik kaynakları gibi bileşenlere ayrılabilen kaynaklar da tedarik zincirinde aktif bir biçimde yer alırlar.
  3. Faaliyet Sağlayıcılar: Ticari işlemlerin gerçekleşmesi, taşıma işlemlerinin kontrolü ve üretim işlemlerinin denetiminde yer alan kaynak sağlayıcılar ile ticaret çok daha kolay bir hale gelmekte, tedarik zinciri sorunsuz bir biçimde işlemektedir.

Tedarik zinciri yönetimi yapılırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Bunların başında planlı ve gerçeğe uygun bir çalışma stili belirlemek gelir. Üreticiler kadar tüketicilerin de önemsenmesi dikkat edilmesi gereken hususlardan bir diğeridir. İlk önce sipariş miktarı ve talebe yönelik incelemelerde bulunulmalıdır. Ne kadar sipariş geldiği ve bu siparişlerin ne kadar sürede teslim edileceğini belirledikten sonra siparişlerin gerçekleşmesi için ihtiyaç duyulan ürünlerin satın alma süreçleri başlatılır. Satın alma süreçlerinde verimlilik ve maliyetlerin yanı sıra ürünlerin kalitesine ve fiyat performans oranlarına da dikkat edilmelidir. Bu aşamalar tamamlandıktan sonra üretimin nasıl gerçekleşeceğine ve ne kadar süreceğine dair bir plan oluşturulmalıdır. Üretim sürecine geçilmesinden sonra üretim sürecinin her aşaması denetlenmeli ve eksiklikler giderilerek üretimin hızlanması sağlanmalıdır. Üretimin tamamlanması ile birlikte stok miktarının belirlenmesi gerekir. Belirli bir stok oranına uygun şekilde belirlenen ticaret planı da bu aşamada devreye girer. Ticaret için gerekli olan nakliye süreçleri de dikkatli bir şekilde tasarlanmalıdır. Ürünlerin taşınması sırasında herhangi bir zarara uğramamaları için profesyonel bir lojistik firması ile çalışmak gerekmektedir. Ürünlerin taşıma aşamasına geçilirken paketlenme ve depolama işlemleri de tamamlanmalı bu noktada en etkili çözümler ile hareket edilmelidir. Taşıma süreci tamamlandıktan sonra malların alıcı firmaya ulaşıp ulaşmadığı kontrol edilmelidir.

 

Tedarik Zinciri Türleri Nedir?

Tedarik zinciri türleri kendi aralarında belirli gruplara ayrılır. Gelecekte yaygın bir şekilde kullanılacağı düşünülen yeşil tedarik zincir nedir, sorusuna, çevre dostu politikalar ile tasarlanır ve çevre dostu yenilenebilir enerjiler kullanılarak gerçekleşen tedarik zinciri yönetimi türüdür cevabı verilebilir. Basit tedarik zinciri olarak adlandırılan tedarik zinciri türü ise tedarik zinciri aşamalarının belirli zamanlarda klasikleşmiş yöntemler ile denetlenmesini ifade eder. Küresel ölçekte üretim ve ticaret yapan firmalar küresel tedarik zincirlerine sahiptir. Bu zincirlerin aşamaları sayıca çok olduğu için zincirin yönetiminde rol oynayan kişi sayısı da daha fazla olmaktadır.

Lojistik ve tedarik zinciri yönetimi konusunda alanında uzman ekibe sahip olan bir firma ile çalışmak birçok avantaj sağlamaktadır. Bu avantajlardan bazıları aşağıdaki gibidir:

  • Tedarik zinciri yönetiminin verimlilik esasına dayalı bir biçimde gerçekleşmesi üretim, ticaret ve ulaşım aşamalarının tümünde maliyet oranlarının düşürülmesine katkı sağlar. Kaynakların etkili bir biçimde kullanılması da elde olan kaynaklar ile daha fazla üretim yapılmasını kolaylaştırır. Bu sayede üretim yapan firma üretim ölçeğini genişletmiş olur.
  • Zamanında yapılan ticaret firmaların itibarlarını korumasına ve yükseltmesine katkı sağlamaktadır. Firmaların itibar kazanmaları küresel pazarlarda rekabet olanaklarını arttırarak müşteri memnuniyeti kazanmalarını da sağlar.
  • Tedarik zinciri yönetimi üretim aşamalarını da kapsadığı için üretilmesi gereken mal miktarını da açıkça ortaya katkı sunar. Ne kadar mal üretileceğinin belirli olması ticareti kolaylaştırarak, malların satılamama riskini ortadan kaldırır.
  • Tedarik zinciri yönetimi ile pazarlardaki gelişmeler takip edilir. Bu sayede üretici firmalar yeni teknolojilere ve yeni uygulamalara daha hızlı cevap verebilir, uygun yöntemlere kısa sürede entegre olabilir.
  • Tedarik zinciri yönetimi tedarik süresini azaltır. Özellikle uluslararası ticaret yapan firmalar etkili bir yönetim ile usullere uygun bir biçimde tamamladıkları belgeler, sözleşmeler ve raporlar ile hiçbir problem yaşamadan mallarını temin edebilir

Esalco Lojistik ile tedarik zincirinin tüm aşamalarını başarılı bir şekilde yönetebilir, ticari işlerinizi hiçbir kesintiye uğramadan rahatlıkla tamamlayabilirsiniz. Alanında uzman çalışanları ile tüm sorunlara anında cevap verebilen Esalco Lojistik ile firmanızın büyümesine katkı sunarak kâr marjınızı yükseğe çekebilirsiniz.


yuk-tasimaciligi-1200x500.jpg

Aktarmalı taşımanın bir diğer ismi de transit taşımacılığıdır. Bu taşımacılık türü yük taşımacılığı konusunda büyük bir öneme sahiptir. Küresel pazarların dünyanın her yerine açıldığı ve dünya genelinde yapılan ticaret ile sınırların ortadan kalktığı günümüzde alışveriş için en çok kullanılan yöntemlerden biri internet alışverişidir. Sadece kişisel alışverişler için değil kitlesel alışverişler için de kullanılan internet, uluslararası taşımacılığın da farklı bir boyut kazanmasına olanak sağlamıştır. Aktarmalı taşıma genel tabiri ile uluslararası ticarette kullanılan, son derece esnek olup, verimliliği esas alan bir taşımacılık sistemidir. Bu taşımacılık türü uluslararası ölçekte gerçekleştiği için verimlilik esasına dayanır.  Aktarmalı taşımacılık süreci çok aşamalı ve kapsamlı bir süreç gerektirir. Klasik taşımacılık süreçleri taşımacılığın gerçekleşeceği ülke ve bölgelere göre değişiklik gösterir. Aktarmalı yük taşımacılığı ise uluslararası bir sistem olmasından dolayı uluslararası prosedürlere bağlı bir biçimde gerçekleşmektedir. Aktarmalı taşımacılık geniş bir yelpazede gerçekleşir bu nedenle sadece sevkiyatın sağlandığı alanlarda değil sevkiyatın devamlılığının sağlandığı transit ülkelerde de devam eder. Özellikle Türkiye gibi jeopolitik öneme sahip olan, Avrupa ve Asya kıtasını birbirine bağlayan ülkeler de aktarmalı taşıma türünün bir parçası haline gelmektedir. Bu sevkiyat işlemleri karayolu ya da denizyolu ile sağlanabilir. Bu taşımacılık türünde gümrük konusu önemli bir yer tutar. Gümrükten geçecek olan malların ilgili ülkenin gerekli kıldığı sözleşme ve belgelere sahip olması gerekmektedir. Denizden gelen konteynerler içinde bulunan mal ve yüklere ait belge ve sözleşmeler ile ilgili limanlarda kontrol edilir.

Aktarmalı Taşımacılık Çeşitleri Nelerdir?

Aktarmalı yük taşımacılığının birçok farklı çeşidi bulunmaktadır. Farklı yöntemler içeren bu taşımacılık türleri birçok faktöre göre değişiklik göstermektedir. Aktarmalı taşıma çeşitleri arasında bir tercih yaparken dikkat edilmesi gereken en temel husus, seçilecek olan yöntemin verimli olmasıdır. Verimlilik; maliyet, zaman ve bakım hizmetleri ele alınarak hesaplanabilir. Aktarmalı taşımacılık çeşitleri 4 farklı grupta incelenebilir:

  • Havayolu ile Aktarma Yük Taşımacılığı: Havayolu aktarma taşımacılığı havayolları gelişmiş olan ülkeler arasında yapılan mal ticaretinde tercih edilen bir yöntemdir. Havayoluna gönderilen mal ve yükler uygun uçaklara taşınarak nakliyat gerçekleştirilir. Havayolu ile ulaşım diğer ulaşım türlerine göre daha kısa sürede tamamlandığı için nakliyat sürecini hızlandırmak isteyen firmalar bu aktarmalı taşımacılık türünü tercih etmektedir. Bu taşımacılık türü diğer taşımacılık türlerine göre daha maliyetlidir.
  • Karayolu ile Aktarma Yük Taşımacılığı: Karayolu aktarma taşımacılığı en sık tercih edilen aktarmalı taşımacılık türüdür. Karayolu taşımacılığında kullanılan taşıtlar genellikle tır, kamyon ve kamyonet gibi taşıt çeşitleri olmaktadır. Bu taşıtların belirlenmesinde mal ve yüklerin cinsi, ağırlığı ve hacimleri etkili olmaktadır. Ayrıca denizyolu, demiryolu ya da havayolu aracılığı ile aktarımı yapılan mallar alıcı firmaya iletilirken de karayolu taşımacılığı kullanılmaktadır. Avrupa’daki ülkelerde yapılan transit aktarmalı taşımacılıkta Pan Avrupa Koridoru adı verilen karayolu kullanılmaktadır. Bu koridorun bir adresi de İstanbul’dadır. İstanbul’daki Avrupa Koridoru’nun adına Tem Ağı denilmektedir.
  • Denizyolu ile Aktarma Yük Taşımacılığı: Denizyolu ile yapılan yük taşımacılığında ağır ve büyük yükler daha az maliyetler ile taşınabilir. Yük gemileri ile taşınan malların çoğu konteynerlar aracılığı ile taşınır. Az maliyetli bir yöntem olması sebebi ile sıklıkla tercih edilen denizyolu aktarmalı yük taşımacılığı denize kıyısı olan birçok ülkenin limanlarında yaygın bir biçimde yapılmaktadır.
  • Demiryolu ile Aktarma Yük Taşımacılığı: Aktarmalı demiryolu taşımacılığı da tıpkı denizyolu taşımacılığı gibi düşük maliyetli bir taşıma yöntemidir. Bu taşımacılıkta mallar yük vagonlarına bindirilerek taşınır.

Aktarmalı transit taşımacılık uluslararası taşımacılık türlerinden biri olduğu için bu işlemin gerçekleşmesi için gerekli olan belge ve sözleşmeler vardır. Bu belgelerin eksiksiz bir biçimde tamamlanması tüm sürecin sorunsuz bir şekilde gerçekleşmesini sağlamak için çok önemlidir. Aktarmalı taşımacılık için gerekli olan belgelerin birçoğu gönderen ve alıcı kurumlardan ziyade taşıma araçları adına düzenlenmektedir. Araçların eksiksiz belgeye sahip olması gümrük gibi bölgelerdeki akışın da sorunsuz bir biçimde tamamlanması sağlar. Aktarmalı taşımacılıkta kullanılan belgelerden biri CMR belgesidir. Fransızca bir kelime grubu olan Convention Marchandise Routier’ın baş harflerini kullanılarak oluşturulan CMR belgesinde birçok bilgiye yer verilir. Bu bilgilerin başında taşınacak olan yük, yükün cinsi, adedi, ağırlığı, boyutu gibi bilgiler ile taşıma aracına yönelik bilgiler de bulunur.

 

Aktarmalı Yük Taşımacılığı Avantajları Nelerdir?

Aktarmalı yük taşımacılığının birçok avantajı ve aktarmayı yapan bir firmalara birçok farklı faydası bulunmaktadır. Ülkeler arasında mal ve yük taşınmasını sağlayan bu taşımacılıkta gümrük işlemleri çok daha hızlı bir biçimde halledilir. Aktarmalı taşımacılık yaptığına dair gerekli olan belgeye sahip olan işletmelerin araçları gümrükten çok daha hızlı geçer. Bu mal ve yüklerin tam zamanında gönderilmesi gereken yere ulaşmasını sağlar hem zamandan hem de maliyetten kar edilmesi olanaklı kılınır. Aktarmalı yük taşımacılığı esnasında mal ve yükler en uygun paketleme ve koruma yöntemleri ile korunur. Denizyolu ya da demiryolu ile taşınan mallar çoğu zaman konteynerler içine konularak taşındığı için yolculuk esnasında herhangi bir zarar görmeleri de engellenmiş olur. Bu da taşımacılık esnasında oluşacak zararların önüne geçerek hem maliyeti düşürür hem de zararların tazmini konusunda gönderici firmayı zor bir duruma sokmaktan alıkoyar. Aktarmalı yük taşımacılığında gerekli olan belgelerde yer alan bilgilerde mal ve yüklere dair tüm özelliklere açıkça yer verilmiştir. Yükün tüm bilgilerinin belgelerde açıkça belirtilmiş olması mal ve yüklerin herhangi bir zarara uğramasını engeller. Herhangi bir eksiklik çıkması ya da soygun durumundan şüphelenilmesi halinde belgelerde verilen bilgiler ile var olan mallar üzerinden bir kıyaslama yapılabilir. Aktarmalı taşımacılık uluslararası yollarda en güvenilir taşıma araçları ile gerçekleştiği için son derece güvenilir bir taşımacılık yöntemidir. Aktarmalı taşımacılık ile genelde çok sayıda yük taşınmaktadır. Özellikle denizyolu kullanılarak taşınan yükler ağırlıkça yüksek oranlara sahiptir. Bu taşımacılık türünde ticareti yapılacak olan malın sayısı genelde artış gösterirse yöntemin kendisi, az maliyet sağlayan tasarruflu bir yöntemdir. Tüm dünya genelinde yaygın bir şekilde yapılan aktarmalı taşımacılık türleri arasından en maliyetli olanı havayolu taşımacılığıdır. Bu yöntem de hızla gönderilmesi gereken mal ve yüklerin gönderilmesinde tercih edilmektedir. Aktarmalı taşımacılık maliyetleri rotalara ve yüklerin ağırlığına göre değişiklik göstermektedir. Belirli bir kotaya sahip olan taşıma araçlarının taşıma fiyatları hakkında genel bir bilgiye ulaşmak mümkündür. Son derece yaygın olan bu taşımacılık türünün masrafları belirlenirken ortalama bir fiyat almak mümkündür.

Aktarmalı yük taşımacılığı için gerekli olan belgelerin düzenlenmesi ve aktarmalı taşımacılık yöntemlerinden hangisinin tercih edilmesi gerektiği belirlenirken bu alanda uzman kişilerin fikri alınarak bir karar verilmesi gereklidir. Belgelerin usulüne göre düzenlenmemesi ya da yanlış taşıma yönteminin tercih edilmesi tüm taşıma süreçlerini sekteye uğratarak hem alıcı firmanın hem de tedarikçi firmanın zarara uğramasına neden olabilir. Bu nedenle deneyimli bir lojistik firması ile çalışmak gerekmektedir. Esalco Lojistik alanında uzman çalışanları ile aktarmalı taşımacılık işlemlerinin tüm aşamalarının sorunsuz ve etkili bir biçimde gerçekleşmesini sağlar.


cross-trade-nedir-1200x800-1.jpg

Cross trade çapraz taşımacılık olarak da bilinen bir taşımacılık türüdür. Cross trade taşımacılık, yurtdışında veya serbest bölgede yerleşik bir şirket veya antrepodan satın alınan malların, çapraz ticaretin yapıldığı ülke üzerinden transit olarak doğrudan yurt dışında veya serbest bölgedeki bir şirkete ya da antrepoya satılması anlamına gelir.

Cross Trade Nedir?

Çapraz ticaret ya da cross trade, kısaca bir ülkeden başka bir ülkeye malın milli mal haline dönüşmeden ya da o ülkenin gümrük bölgesine girmeden satışı olarak tanımlanabilir. Cross trade bir taşımacılık yöntemi olduğu gibi bir ticaret şeklidir. Teknik olarak gerçek ithalat ve ihracat tanımına uymayan bu ticaret biçiminde, diğer lojistik işlemlerden ayrılan en önemli nokta gümrük beyannamesi düzenlenmemesidir. Cross trade yapılırken, satılan malın alıcıya ulaşana kadar sevk edildiği yer önemli değildir, sevkiyat belgelerinin malın giriş çıkış yaptığı ülkelerin mevzuatına göre düzenlenmesi yeterlidir. Cross trade yapılırken mal ve yüklerin yüklenmesi esnasında, yükleme limanında tedarikçiye düzenlenen sözleşmede, gerçek alıcı değil, alıcı olarak çapraz ticaret şirketi belirtilebilir. Satıcı firma; ticari fatura, çek listesi ve diğer ilgili belgeler, banka aracılığıyla veya önceden kararlaştırılan düzenlemeye göre ayarlamalıdır. Bu aşamaların sorunsuz ve eksiksiz bir biçimde tamamlanması, belgelerin usulüne uygun bir şekilde hazırlanması ve onaylanması için belge hazırlama ve belge takibi konusunda donanımlı ekibe sahip olan bir lojistik firmasıyla çalışılması tavsiye edilir. Cross trade taşımacılık bir uluslararası lojistik türü olduğu için, uluslararası lojistiğin özelliklerini bilmek faydalı olacaktır.

 

Uluslararası Lojistik Nedir?

Uluslararası lojistik, ithalat ve ihracat faaliyetlerinin uluslararası olarak gerçekleşmesini sağlayan bir lojistik türüdür. Bu lojistik yöntemi ile bilinen lojistik yöntemler uygulanırken sınır ötesi taşıma kısmı da organize edilir. Uluslararası lojistikte nihai hedef, mal taşımacılığının sorunsuz ve hızlı bir biçimde gerçekleşmesidir. Mallar öncelikle (bir fabrikadan, lojistikçiden, tedarikçi deposundan vb.) alınır ve ithalatçı tarafından boşaltılacağı ihracat ülkesine iletilir. Uluslararası lojistik esnasında kesintisiz bir bilgi alışverişi ve lojistik operasyon planlaması açısından mükemmel bir organizasyonun yanı sıra zorunlu ve isteğe bağlı belgelerin izlenebilir olması gerekir.

Uluslararası lojistik operasyonları yürütmek çok aşamalı bir süreçtir. Bu nedenle, malların ve paketlerin niteliğini ve boyutunu ve ayrıca kullanılan ambalaj türünü bilme zorunluluğu vardır. Bu, malların Inter-Modal Transport Unit sistemini kullanarak yönetilmesi anlamına gelir. İthalat ve ihracat süreçlerinin gerçekleşmesi için çok çeşitli düzenleyici metinlerin bulunduğu yasal düzenlemeler mevcuttur. Yürürlükteki mevzuat veya sözleşmenin uluslararası lojistik sürecinin her aşamasında taraflarca bilinmesi gerekir. Böylece lojistik adımlarının her birinde yeterlilik sağlanacak, akış işlem sürelerini optimize edilecektir. Uluslararası lojistik karayolu, denizyolu ve havayolu olmak üzere üç farklı şekilde gerçekleşebilir. Malların hangi yöntemle sevk edileceği seçilirken mal cinsine, ticareti yapılacak olan malın alıcı firmaya ulaşma süresine ve yasal zorunluluklara dikkat edilmelidir. Yöntemin seçilmesinin ardından nakliye işlemini gerçekleştirecek olan lojistik firması ile bir sözleşme imzalanır. Taşımaya çıkan mallar, önceden tasarlanan ve tahmini süreler belirten bir plan ile takip edilir. Malların yükleme ve ayrılış tarihi, ulaşım tarihi, yolda geçirdiği süre ve benzeri aşamaları barındıran plana uygun kalmak için herhangi bir teknik aksaklık yaşanmaması gerekir. Bu nedenle tüm belgelerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tamamlanması önemlidir. Taşıması gerçekleşen mal ve yükler teslimat noktasına ulaştığında gerekli kontroller yapılır. Tedarikçiler tarafından düzenlenen faturalar kontrol edilerek lojistik maliyetler onaylanır ve tüm tedarik zinciri tamamlandıktan sonra faturalar düzenlenir.

Cross trade

 

Cross Trade Lojistiğinin Avantajları

Günümüzde uluslararası ticaret kuralları ve yasaları, birçok yeniliğin kapılarını açmıştır. Şirketlerin coğrafi konumlarının dışında faaliyet göstermesi bunların başında gelir. Cross trade sayesinde, şirketlere uluslararası pazarlarda hayatta kalmak ve gelişmek için ihtiyaç duyabilecekleri tüm lojistik avantajlar sağlanır. Bu sayede uluslararası piyasa yer alma şansı yakalanmış olur. Dünya geneline mal gönderen bir şirket, kısa sürede büyüme sağlayarak kendi sektöründe öncü bir konuma yerleşebilir. Özellikle küresel çapta ticaret yapmak isteyen firmaların tercihi olan cross trade taşımacılığın sağladığı başlıca avantajlar üç grupta incelenebilir:

  • Düşük Lojistik Maliyeti: Cross trade ile yapılan ticaret, kargo veya ürünlerin doğrudan tedarikçinin ülkesinden alıcının ülkesine, bağımsız olarak gönderilebileceği anlamına gelir. Yani, cross trade ile önce ofisinize mal tedarik etmeniz ve ardından alıcınızın bulunduğu yere göndermeniz gerekmeyecek, bu da iki farklı ülkedeki tüm lojistik, gümrük ve vergi maliyetlerini azaltacaktır

 

  • Daha Hızlı Nakliye Süresi: Cross trade lojistiği, tedarikçi ve alıcının coğrafi konumlarına bağlı olarak en iyi taşıma ve nakliye modelini seçmenize yardımcı olmaktadır. Ayrıca ticaret esnasında iki farklı ülkede uygulanması muhtemel gümrük ve vergi karmaşasını ortadan kaldırılır. Bu şekilde, yalnızca gerekli yerlerde gümrükleme ile daha hızlı transit ve teslimat sürelerinden yararlanılır. Ticaret alanında uluslararası taşımacılığın gelişmesi sayesinde cross trade işlemlerinin hızlı ve etkili bir şekilde tamamlaması için geliştirilmiş olan birçok yöntem vardır. Nakliyat süresini azaltan yöntemlerin yanı sıra nakliyatı gerçekleşecek olan mal ve yüklerin korunmasına yönelik yöntemler sayesinde zarar ve hasarlar asgari düzeye indirilir. Tüm bu avantajlar hem tedarikçi firmaya hem de mal ve yükleri alacak olan firmaya birçok fayda sağlar.

 

  • Küresel Pazarda Yer Edinme Şansı: Şirketlerin büyümesi ve kar maksimizasyonlarını artırmaları için küresel pazara açılmaları son derece mühimdir. Kitlesel üretim yapan dünya devi birçok firma cross trade taşımacılık yöntemlerinden yararlanmaktadır. Cross trade ile taşımasını gerçekleştireceğiniz mallarınız tek bir yerde üretilebilir ve işletmenizin coğrafi konumundan bağımsız olarak başka bir ülkeye gönderilebilir. Bu şekilde, dünyanın her yerindeki alıcılarınıza hitap edebilir ve işletmelere göre küresel pazarda rekabet avantajı sağlayabilirsiniz.

 

Cross Trade Lojistiği Yapılırken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar

  • Ticaret Anlaşmaları: Cross trade lojistiği genel olarak iki farklı ülke arasında gerçekleştiğinden, tedarikçi ve alıcı ülke arasındaki ticaret anlaşması ve kuralları hakkında ayrıntılı bir çalışma yapmak önemlidir. Bu sayede gerekli tüm belgeler ve ön koşullar yerine getirilir. Bu anlaşma ve belgelerin tamamlanması, eksiksiz ve hatasız bir biçimde düzenlenmesi uluslararası taşımacılık esnasında yaşanacak olan teknik problemlerin de önüne geçilmesine katkı sağlar. Eksik ve hatalı düzenlenmiş belgeler taşıma sürecinin planlanan süreden daha uzun sürmesine, mal ve yüklerin zarar görmesine ve dolayısı ile maliyetlerin artmasına neden olmaktadır.

 

  • Alanında Yetkin Bir Lojistik Firması Seçimi: Deneyimli ve alanında yetkin olan bir lojistik firması dünya çapında geniş bir acente ağına, özel bir ekibe, ticaret yönergeleri ve çapraz ticaret için gerekli diğer gerekli belgeler hakkında iyi bilgiye sahip olan uzmanlar ile çalışır. Ayrıca sigorta, paketleme, nihai teslimat, gümrükleme ve diğer belgeleri hazırlayarak çapraz ticareti sizin için sorunsuz hale getirir.

Esalco Lojistik donanımlı ve yetkin kadrosu ile tüm nakliyat işlemlerinizin sorunsuz bir biçimde gerçekleşmesini sağlar. Cross trade yönteminde de alanında uzman çalışanları ile uluslararası ticaret işlemlerinizin planlandığı gibi yürümesini olanaklı kılan Esalco Lojistik ile siz de firmanızı uluslararası pazarda önemli bir konuma taşıyabilirsiniz.

 


Karayolu-Tasimaciligi-belgeleri--1200x757.jpg

Karayolu taşımacılığı, taşımacılık sektöründe en sık tercih edilen taşımacılık türlerinden biridir. Yaygın bir şekilde kullanılan bu taşımacılık türü dünya genelinde kullanılmaktadır. Hem yerel taşımacılıkta hem de uluslararası taşımacılıkta kullanılan karayolu taşımacılığı ile birçok mal ve yük çeşidi taşınabilir. Günümüzdeki teknolojik gelişmeler ile karayolu taşımacılık araçlarının özellikleri gelişmiş, olup daha çeşitli mal ve yüklerin taşınması olanaklı kılınmıştır. Ulaşım yollarının gelişmesi de karayolu taşımacılığını hızlı ve etkili bir çözüm sunan taşımacılık türü haline getirmiştir. Şehirleri ve ülkeleri birbirine bağlayan kısa yollar ile karayolu taşımacılığı her geçen gün gelişmeye devam etmektedir.

 

Karayolu Taşımacılığı Nedir?

Karayolu taşımacılığı en basit tabiri ile ticari mal ve yüklerin karayolu aracılığı ile bir noktadan başka bir noktaya taşınmasını ifade eder. Bu taşımacılık türünde kullanılan birçok farklı taşıma aracı bulunmaktadır. Bunların belirlenmesinde sevkiyatı gerçekleştirilecek olan mal ve yüklerin cinsi, ağırlığı ve formları dikkate alınır. En yaygın kullanılan taşıma araçları kamyonetler, kamyonlar, tırlar olmaktadır. Taşıma aşamalarında kullanılan yardımcı ekipman çeşitleri de bu taşımacılık türünü kolaylaştırmaya yarayan ekipmanlardır. Özellikle mal ve yüklerin taşıma araçlarına aktarılması konusunda destek sunan yardımcı ekipmanların taşıma firmasında eksiksiz biçimde bulunması ve taşıma süreçlerine dâhil edilmesi, işin profesyonelce yapılmasını sağlar. Karayolu taşımacılığı dünya genelinde en sık tercih edilen taşımacılık türü olduğu için karayolu taşımacılığı ağı son derece gelişmiştir. Uzun yol ya da kısa yol fark etmeksizin gerçekleştirilecek olan tüm taşımalarda her bölgeye rahat bir ulaşım imkânı vardır. Karayolu taşımacılığı birçok taşımacılık türüne göre daha az maliyetlidir. Tüm bu nedenler ile en çok tercih edilen taşımacılık türü olan karayolu taşımacılığı yapılırken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar ve taşımacılık esnasında ihtiyaç duyulan bazı belge ve sözleşmeler vardır.

 

Karayolu Taşımacılığında Kullanılan Belgelerin Önemi

Tüm dünya genelinde mal ve yüklerin sevkiyatının sağlanmasında etkili olan karayolu taşımacılığının sorunsuz bir şekilde tamamlanması için standartlarca belirlenmiş olan belge ve evrakların temin edilmesi gerekmektedir. Bu belgeler genel olarak karayolu taşımacılığında kullanılan belgeler olarak adlandırılır. Bu belgeler ulusal ve uluslararası normlarla belirlenmiş olan standartlara uymak zorundadır. Belgelerin tamamlanması ve prosedürlere uygun olduğunun kontrollerinin yapılması; ticaret yapan, mallarını bir noktadan başka bir noktaya taşımak isteyenlerin en dikkat etmesi gereken konuların başında gelmektedir. Eksik ya da prosedürlere uymayan belgeler, karayolu taşımacılığının aksamasına ve belgeler gerekli zamanda tamamlanmaz ise tamamen durmasına neden olabilir. Bu nedenle karayolu taşımacılığı için alanında uzman, sektörde belirli bir yer edinmiş, uzman kadro ile çalışan bir lojistik firması ile çalışmak gereklidir. Karayolu taşımacılığın sorunsuz ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesi için gerekli olan belgeler çalışılacak firma sayesinde tamamlanır ve taşımacılığın tam zamanında, problemsiz bir biçimde yapılması sağlanır.

 

Karayolu Taşımacılığı Belgeleri Nelerdir?

 

  • CMR Belgesi

Karayolu taşımacılığında kullanılan belgelerden ilki CMR belgesidir. Bu belge tüm dünya genelinde kullanılan bir uluslararası belgedir. Belgenin standartları belirlenirken elli altı ülkenin katıldığı bir anlaşma ile standartlar belirlenmiştir. CMR’nin açılımı, Convention Marchadises Routiers olup Fransızca Karayolu Eşya Sözleşmesi anlamına gelmektedir.  CMR belgesi, genel olarak uluslararası mal sevkiyatında tarafların yükümlülüklerini belirlemede kullanılan esasların yer aldığı bir sevkiyat belgesidir. Karayolu taşımacılığı belgeleri arasında bulunan bu belgenin içinde karayolu taşımacılığını gerçekleştirecek olan firmanın mal ve yükleri aldığına dair bölümler, tedarikçi ve ihracatçının arasında yapılan sözleşmenin hükümleri ve sigortalar bulunmaktadır. CMR belgesinde; belgenin yürürlüğe girdiği zaman ve yerin adresi, mal ve yükleri gönderenin bilgileri, taşıyıcı firmanın bilgileri, mal ve yükleri teslim alacak olan kişi ya da kurumların adları ve onlara dair belgeler, mal ve yüklerin paketlenme biçimlerinin belirtildiği maddeler, mal ve yüklerin cinsi, ağırlığı, türü, gümrüklendirme esnasında ortaya çıkan maliyet ve masraflar gibi bilgiler bulunur. CMR belgesinin kim tarafından düzenleneceğine dair kesin bir hüküm bulunmaz. Ancak yaygın olarak CMR belgesini düzenleyen taraf taşıma firması olmaktadır. Belge düzenlendikten sonra üç kopyası çıkarılır. Bir kopya taşıma firmasında, bir kopya malı gönderen kurumda, bir kopya da malın teslim alacak olan kişi ya da firmaya gönderilir. Bu işlemleri de lojistik firmasının kendisi yapar.

 

  • FIATA Tesellüm Belgesi Çeşitleri

FIATA tesellüm belgeleri nakliyeci makbuzu alabilmek için gerekli olan karayolu taşımacılığı belgeleri arasındadır. FIATA’nın açılımı International Federation of Freight Forwarders Associations olup Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri Dernekleri Federasyonu anlamına gelmektedir. Bu belgenin alınması için nakliyat firmasının bu federasyona üye olması gerekmektedir. Üç tip FIATA tesellüm belgesi vardır. FIATA FCT, nakliyecilere verilen taşıma belgesi, FIATA FCR, nakliyecinin mala zarar vermeden teslim ettiğini gösteren belge, FIATA FBL ise taşınacak olan mal ve yüklerin mülki konumlarını temsil eden önemli bir karayolu taşımacılığı belgesidir.

 

  • Nakliyeci Makbuzu

Karayolu taşımacılığında kullanılan bir diğer belge nakliyeci makbuzudur. Bu belge adından da anlaşılacağı üzere nakliyecinin mal ve yükleri teslim aldığına dair bir ispatın olması adına düzenlenir. Bu belgeyi alan nakliyeciler mal ve yüklerin taşınması işlemini gerçekleştirebilir.

 

  • Paket Postası Makbuzu

Karayolu taşımacılığında posta kullanılacaksa paket postası makbuzu almak zorunludur. Bu belge posta idaresi tarafından düzenlenen bir belgedir. Özellikle kıymetli evrakların taşımacılığı yapılacaksa bu belge olmadan malların teslim edilmesi söz konusu olamaz.

 

  • TIR Karnesi

Tırlar karayolu taşımacılığında özellikle ağırlıkça yüksek ve hacimce büyük malların taşınmasında kullanılan taşıma araçlarıdır. Özellikle kitlesel malların taşınmasında kullanılan bu araçların karayolu taşımacılığını gerçekleştirmesi için ihtiyaç duyduğu belgeye tır karnesi adı verilmektedir. Tır karnesinin içerisinde tırın mal yüklenmeden önceki boş ağırlığına ve mal yüklendikten sonraki dolu ağırlığına dair bilgiler yer alır. Bunun dışında tırın plaka numarası ve kayıtlı olduğu lojistik firması da belgede yer alan diğer maddelerdendir. Bu belgeye sahip olmayan tırların uluslararası ticaret yapmaları durumunda gümrükten çıkmaları olanaksız hale gelir. Tır karnesi ülkemizde Ticaret ve Sanayii Odaları tarafından verilen bir belgedir. Toplamda yaklaşık olarak on dört sayfa olan bu belgenin kopyaları ülkelere giriş ve çıkışta kullanılmak üzere çoğaltılmalıdır.

Karayolu taşımacılığının sorunsuz ve tam zamanında gerçekleşmesi için yukarıda bahsi geçen karayolu taşıma belgelerinin eksiksiz ve usulüne uygun bir biçimde hazırlanması gerekmektedir. Bu belgelerin eksik ya da yanlış bir şekilde düzenlemesi karayolu taşımacılığının zamanında yapılmasını engellemekte ve bu sebeple oluşacak zararlar yüzünden maliyette bir artış söz konusu olmaktadır. Bazı mal ve yüklerin tam zamanında teslim alacak olan firmaya ulaşması elzemdir. Değerli olan mal ve yüklerin zamanında taşınması gerekli olduğu gibi herhangi bir zarara uğramadan eksiksiz bir biçimde taşınması da son derece önemlidir. Bu gibi sorunların yaşanmaması için sektörde öncü ve deneyimli bir lojistik firması ile çalışmak gerekir. Belgelerin hazırlanması için uzman kişilerce çalışan Esalco Lojistik ile tüm mal ve yüklerinizi güvenle teslim edilmesi gereken noktaya ulaştırabilirsiniz. İster ülke içi kısa mesafelerde ister uluslararası taşıma işlemlerinde, Esalco Lojistik ile herhangi bir problem yaşamadan, gümrüğe takılmadan, hızlı ve pratik bir biçimde karayolu taşımacılığı hizmetinden faydalanabilirsiniz.


gumruksuz-depolama.jpg

Gümrüksüz depolama lojistiğin en önemli konularından biri olan  depolama, farklı uygulamaları ile ithalat ve ihracat yapan firmaların ya da kişilerin mallarının korunması için gereklidir. Ticareti yapılacak olan mal ve eşyaların uygun koşullarda depolanması hem satışlarının kolaylaşmasını sağlar hem de bu mal ya da eşyaların zarar görmesini engeller.

Küreselleşen dünyada tüm dünyanın bir serbest pazar haline gelmesi ile uluslararası ticaret önem kazanmış, dünyanın bir ucunda üretilen mal başka bir ucunda satılır hale gelmiştir. İster uluslararası ister yerel ticaret olsun malların korunaklı ve güvenli bir şekilde taşınması ve depolanması son derece önemlidir. Hangi sektör olursa olsun tüm malların kısa ya da uzun dönem depolanmaya ihtiyacı bulunur. Kitlesel üretim yapan büyük firmaların bu yöndeki ihtiyaçları çok daha fazladır.

Depolama işlemleri gümrüklü depolama ve gümrüksüz depolama olarak ikiye ayrılmaktadır. Özellikle ithalat ya da ihracat yapan firmaların bu depolama yöntemleri ile yakın ilişkili olduğu söylenebilir. Gümrüksüz depolama birçok firmanın depolama esnasında kullandığı bir yöntemdir. Geçici depolama adıyla da bilinen gümrüksüz depolama, adından da anlaşılacağı üzere, tedarikçiden çıkan mal ve eşyaların geçici bir süre depolanması için uygulanır. Bu uygulama gümrük bölgelerinde uygulanıyorsa bazı şartlar çerçevesinde uygulanmaktadır. Gümrüksüz depolamanın lojistik detayları ve gümrüksüz depolama kapsamındaki mal ve eşyalar hakkında detaylı bilgiye sahip olmak için geçici depolamanın şartlarını anlamak gerekir.

Gümrüksüz Depolama Nedir?

Gümrüksüz depolama, depolanması istenen eşya ya da malın geçici depolama süreliğine uygun yerlerde istiflenmesi anlamına gelmektedir. Ancak bu depolama yöntemi malların sadece bir yerden başka bir yere taşınarak orada bekletilmesi anlamına gelmez. Gümrüksüz depolama işlemlerinin birçok ayrıntısı bulunur. İthalat ve ihracat süreçlerinde malların uygun koşullarda depolanması bu süreçlerin sorunsuz bir şekilde ilerlemesi için son derece önemlidir. Bu geçici depolama uygulamasında kullanılan yerler genellikle hangarlar, küçük depolar, ambarlar ya da ardiye gibi mekânlar olmaktadır.

Gümrüksüz depolama sırasında dikkat edilen en önemli husus, depolanacak olan eşya ya da malın dış etkenlerden korunmasıdır. Bu yüzden gümrüksüz depolama için genel olarak kapalı olan depolar tercih edilmektedir. Gümrüksüz depolama uygulaması geçici bir işlem olduğu için, bu uygulama ile depolanan eşyalara da geçici eşya ya da geçici mal denilmektedir. Serbest dolaşıma sahip olmayan bu eşya ya da mallar, gümrük bölgelerine sokulduktan hemen sonra gümrük onayından geçerek geçici olarak depolanabilir. Bu onayın sağlanabilmesi için de ilgili bölgenin gümrük müdürlüğünün istediği tüm izinler ve mallar ile ilgili evraklar hazır olmalıdır.

Gümrüksüz Depolama Aşamaları Nelerdir?

Gümrüksüz depolaması gerçekleşecek olan mal ve eşyalar Türkiye Gümrük Bölgesi içerisinde gelmeden önce, eşyanın taşındığı taşıt bilgilerinin bulunduğu bir beyana sahip olunması işlemlerin sorunsuz bir şekilde düzenlemesi için gereklidir. Bu beyan Gümrük Bölgesi’nde “özet beyan” olarak adlandırılmaktadır. Özet beyan içerisinde eşya ile alakalı bilgiler ve eşyanın taşındığı araç ile ilgili bilgiler vardır. Özet beyanın geçerli olduğu tarihten itibaren mal ya da eşyaların ne kadar süre ile depolanacağı belirli kurallara tabii kılınmıştır. Eğer mal ya da eşya deniz yolu taşımacılığı ile getirilmiş ise 45 gün içerisinde “gümrükçe onaylanmış kullanım” süresi belirlenmelidir. Eğer eşya kara yolu taşımacılığı ile gelmiş ise 20 gün içerisinde süre belirlenmesi yapılır.

Hava yolu taşımacılığı ile gelen malların da kullanım ve işlem süresine uygun biçimde depolanmasına karar verilmelidir. Geçici depolama işleminin yapılması için “gümrükçe onaylanmış bir işlem ve kullanım” süresinin yanı sıra geçici depolama yapılacak yerlerin de belirlenmesi gereklidir. Tasfiye Hizmetleri Genel Müdürlüğü depoların açılmasını ve işletilmesini sağlayacak tüm izinleri alarak Gümrük Genel Müdürlüğü’ne aktarır. Genel müdürlük depoların açılmasına karar verdikten sonra ise geçici mallar depolarda saklanmaya başlayabilir, ardından da Gümrük Satış Mağazaları’nda bu geçici eşyaların satışı gerçekleşebilir.

Gümrüksüz Depolamada Hangi Depo Türleri Kullanılır?

Gümrüksüz depolama için kullanılan depolar genel olarak geçici malların kolayca taşınmasını sağlayacak kapalı mekânlardır. Bu depolar, geçici mal ve eşyaların dış koşullardan korunmasını sağlayacak yapıda olmalıdır. Gümrükten getirilen mallar depolara çeşitli taşıma araçları ile taşınır. Bu nedenle depoların taşıtların yanaşabileceği ve içerisine malların kolayca yerleştirilebileceği bir yapıda olması da önemlidir.

Antrepo yerlerinde bulunan geçici mal ya da eşyaların zorlayıcı ve geçerli sebepler dışında zarara uğraması sonucu oluşan maddi zararın tazmini işletmecilere aittir. Bu nedenle depoların malların korunması konusunda yeterli olması son derece önemlidir. Depolama alanları özel işletmeler, lojistik firmaları gibi kuruluşlar tarafından işletilebilir. Birçok deponun malların saklanması için sunduğu ayrıcalıklar mevcuttur. Raflı sistem kullanımı, depo ışıklandırılması, geniş depolama alanları, etiketli depolama, soğuk zincir depolama, streçleme, depo ısı kontrolü, jeneratör desteği ve benzeri uygulamalar ile depolarda saklanan mal ve eşyaların korunması sağlanmış olur. Özel depolar gümrüksüz eşyaların korunması ve herhangi bir zarara uğramaması için sigorta hizmeti de sunmaktadır. Gümrüksüz depolama ile tekstil ürünleri, zati eşyalar, gıda ürünleri, kozmetik ürünler, aksesuarlar, ayakkabılar vb. birçok ürün depolanabilir

Gümrüksüz Satış Mağazası Nedir?

Gümrüksüz depolama ile depolanan geçici mal ya da eşyaların satıldığı alana gümrüksüz satış mağazası denilir. Bu mallar gümrüksüz satış mağazasında belirlenen fiyatlara göre satışa sunulur. Mallar, Türkiye’den gitmekte olan yolculara, gelen yolculara, gemi aracılığı ile seyahat edenlere, bir yerden başka bir yere giderken Türkiye üzerinden geçenlere ya da uçak yolcularına satılabilir.

Kara taşımacılığının yapıldığı bölgelerde, deniz taşımacılığının yapıldığı limanlarda ve hava yollarının bulunduğu çeşitli havaalanlarında bulunabilen bu mağazalar lojistik terimi olarak özel antrepo ismi ile adlandırılır. Bu mağazalarda yapılan depolama işlemleri de gümrüksüz depolama işlemleri olarak adlandırılmaktadır. Önemli turistik bölgelerde de bulunabilen gümrüksüz satış mağazalarında satılan mal ve eşyaların vergiden muaf bir biçimde satışa sunulmaları, malların fiyatlarını piyasaya göre ucuz hale getirmektedir. Özellikle yabancı markaların vergisiz bir şekilde satışa sunulması gümrüksüz satış mağazalarına olan rağbeti artırmaktadır.

Esalco Lojistik, gümrüksüz depolama hizmetlerinizi, evrak ve izin belgelerini tamamlayarak, esnek çözüm imkânı ile hem ekonomik hem de konforlu bir şekilde sağlamaktadır. Depolarda bulunan güvenlik sistemleri ve güvenlik kameraları ile 7/24 korunan mal ve eşyalarınız, hijyenik ve modern koşullarda saklanmaktadır. Esalco Lojistik, son teknolojilere entegre biçimde hazırlanan depolama alanları içinde yapılan faaliyetleri ile de hizmet sunar. Her müşterisinin ve her firmanın katma değerini korumayı ve geliştirmeyi hedef edinen Esalco, üretim planlarına uygun bir şekilde etiketleme, paketleme ve kategorilere ayırma gibi hizmetlere de sahiptir.

Depolama işlemleri sırasında, öncesinde ve sonrasında gerçekleşmesi gereken tüm izin belgelerinin ve evrak işlemlerinin takibini yaparak firmaların işlerini kolaylaştırır, ithalat ya da ihracat süreçlerini hızlandırır. Yetkin ve donanımlı personeli ile tüm temel ve ek hizmetleri ile gümrüksüz depolama işleminin kolay ve hızlı bir şekilde yapılmasını sağlayan Esalco ile siz de hemen iletişime geçebilir;  tüm lojistik işlemlerinizi güvenle yapabilir, katma değerli hizmetler ile firmanıza ya da kişisel ürünlerinize değer katabilirsiniz.


capraz-sevkiyat-capraz-sevkiyat-nedir.jpg

Lojistik, ticareti ve üretimi yapılan maddelerin transfer işlemine verilen addır. Bir maddenin lojistiğinin doğru ve verimli bir biçimde yapılması hem mali konular açısından hem de zaman yönetimi açısından son derece önemlidir. Lojistik sürecinin sorunsuz ve akıcı bir şekilde ilerlemesi için farklı yöntemlere başvurulur. Bu yöntemler, transfer işlemi gerçekleşecek maddenin cinsine, transfer yapılacak bölgeye ve transfer için verilen süreye göre belirlenmektedir.

Lojistik sektörü içerisinde en sık tercih edilen sevkiyat çeşitlerinden biri olan çapraz sevkiyat da bu yöntemler arasındadır. Uluslararası dilde “cross docking” olarak adlandırılan bu sevkiyat türü, tüm sevkiyat yöntemleri gibi üreticilerden alınan eşya ve benzeri materyallerin tedarikçilere aktarılmasını hedefler. Çapraz sevkiyat işleminin özelliklerini ve sağladığı avantajları incelemek bu konu hakkında merak edilen soruları yanıtlayacaktır.

Çapraz Sevkiyat Nedir?

Bu sevkiyat türü hakkında detaylı bilgiye sahip olmak için lojistik süreçlerinin genel özelliklerinden haberdar olmak önemlidir. Üretim süreçlerinin ardından ortaya çıkan mallar sıklıkla üretim yapan firmaların depolarında belirli bir süre saklanır. Bu saklama süresi boyunca üretilen mallar gönderilecekleri lokasyonlara ve kategorilerine göre ayrılır. Ayırma işleminin ardından gerçekleşecek olan süreçlerde ve ayırma işlemlerinde üretim sürecinde faydalanılan iş gücüne ek olarak bir iş gücü sağlanması gerekmektedir. Bu işgücünün sağlanması üretici firmanın maliyetlerinde bir artışı meydana getirir.

Üretim emeğine katılmayan işgücü firma tarafından artı bir maliyet olarak görülür ve malın fiyatında bir artış olmasına neden olabilir. Bu maliyet artışını önlemek ve depolama, kategorize etme ve benzeri işlemleri hızlandırmak için çapraz sevkiyat yönteminden faydalanılır. Böylece lojistik süreci hızlandırılır ve maliyet artışı önlenmiş olur.  Çapraz sevkiyat yöntemi ile üretilen mallar depolara yerleştirildikten sonra ambalajlanma ve kategorize etme işlemi gibi zaman kayıplarına gerek kalmaz.

Üretilen mal ve eşyalar stok olarak depoya yerleştirilmeden paketler ile ambalajlanır ve kategorilere ayrılır. Böylece bu mallar, malların ticaretini yapacak firmalara ya da müşterilere direkt olarak gönderilir. Tedarik zincirinin büyük bir bölümünde kullanılan ek iş gücünün ortadan kalkmasını sağlayan bu sevkiyat sayesinde firmaların maliyet oranlarında ciddi bir düşüş görülür. Bu durum hem malın fiyatının düşmesine hem de lojistik işleminin daha hızlı ve sorunsuz bir şekilde ilerlemesine neden olur. Bu sevkiyat ile envanter tutulması, depolama işlemleri, sayım işlemleri ve benzeri birçok işleme gerek kalmadan tedarik zinciri kurulmuş olur. Özellikle büyük ölçekli firmaların tercihi olan bu yöntem başka birçok avantaj sağlamaktadır.

 

Çapraz Sevkiyat Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar Neler?

Cross docking yönteminin farklı çeşitleri vardır. Bazı malların yapıları gereği çapraz sevkiyat yönteminde uygulanan aşamalardan bazılarının yeri değişebilir. Örneğin gıda maddelerinin lojistiği sağlanıyorsa bu gıda maddelerinin sevkiyatı esnasında gıda maddelerini koruyucu bazı ek işlemler gerekebilir. Dondurulmuş ya da şoklanmış hazır gıdaların sevkiyat esnasında uygulanan işlemler sırasında hava sıcaklığının ayarlanması gibi. Bu gibi farklılıklara rağmen çapraz sevkiyat işlemleri genelde benzer aşamalar ile gerçekleşir.

Sevkiyat işlemleri esnasında dikkat edilmesi gereken bazı hususlar bulunmaktadır. İşlemlerin aksamaması sevkiyatı sağlanacak mallara zarar verilmemesi için dikkat edilmesi gereken ilk husus, üretici firmanın çapraz sevkiyatın gerçekleşeceği yeri net bir şekilde belirlemesidir. Bu yer belirlendikten sonra dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli husus da çapraz sevkiyatı gerçekleştirecek olan sevkiyat operatörünün ayarlanması ve sevkiyat detaylarının operatöre açık ve net bir biçimde aktarılmasıdır. Çapraz sevkiyatın güvence ile zamanında gerçekleşmesi için sevkiyat operatörünün sevkiyattan daha önce ayarlanması tavsiye edilmektedir. Bu temel hususlardan sonra dikkat edilmesi gereken diğer noktalar şunlardır:

  • Çapraz sevkiyat sırasında hem tedarikçi firma gem de alıcı firma detaylı bilgiye sahip olmalıdır. Sevkiyat esnasında yapılan en büyük hatalardan biri sevkiyat sürecinin tedarikçi firmaya bırakılması olmaktadır. Sevkiyat esnasında bir problem yaşanmaması ve sevkiyatın belirtilen zamanda sağlanması için hem tedarikçi hem de alıcı firma sevkiyat sürecinde aktif rol oynamalıdır.
  • Sevkiyat esnasında tedarikçi firma ile alıcı firma arasındaki iletişimin güçlü olması gerekir. Çapraz sevkiyat yapılırken yaşanabilme ihtimali bulunan problemlerin hızlıca çözüme ulaşabilmesi için bu iletişimin kopuk olmaması gereklidir.
  • Çapraz sevkiyat işlemlerinin verimli bir şekilde gerçekleşmesi için, bu sevkiyatın tüm süreçlerinde rol oynayacak bir operasyon ağı kurulmalıdır. Bu operasyon ağının birimlerinin belirli görev ve sorumluluklar alması gerekir.
  • Çapraz sevkiyat sürecinin son aşamasında, sevkiyatı gerçekleştirilen malların satılmasından sonra stok güncellemeleri yapılması da son derece önemlidir. Stokların güncel tutulması verilen siparişlerin aksamasına ve envanter tutulmasında negatif etki yaratabilir.
  • Çapraz sevkiyat sırasında bir operasyon ağının kurulması gerekliliğinden bahsedilmişti. Bu operasyon ağı genel olarak karışık operasyon ağı olarak adlandırılır. Karışık operasyon ağının çeşitli birimlerinde görev alacak kişilerin sevkiyat konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olması gerekmektedir. Bu kişilerin yeterli ve donanımlı olması sevkiyatın verimliliğini arttırmada etkili en önemli faktörlerden biridir. Sevkiyat esnasında yaşanabilecek teknik aksaklık ve problemlere karşı iyi bir yönetim sağlayabilecek, ani karar alma konusunda başarılı ve stres yönetimi bulunan idari personelin varlığı çapraz sevkiyatın hızlı bir biçimde gerçekleşmesini sağlar.
  • Çapraz sevkiyat esnasında kullanılacak tüm ekipmanların eksiksiz olması ve sorunsuz bir biçimde çalışması gereklidir. Ekipman probleminin yaşandığı sevkiyatlarda mallara zarar gelebileceği gibi dış koşullar da sevkiyat süresini uzatabilir. Bunun önüne geçmek için sevkiyat için gerekli olan ekipmanların sağlanması ve bu ekipmanların düzenli bakımlarının gerçekleşmesi gereklidir.

Çapraz Sevkiyat Avantajları Nelerdir?

Çapraz sevkiyat günümüzde en sık kullanılan sevkiyat yöntemlerinden biridir. Hem tedarikçi hem de alıcı firmaya büyük avantajlar sağlayan bu sevkiyat yöntemi dünya genelinde isim yapmış, büyük kurumsal firmaların tercih ettiği bir sevkiyat türüdür. Bu sevkiyat türünün sağladığı avantajlar şunlardır:

  • Çapraz sevkiyat sayesinde maliyet oranında düşüş sağlanır. Sevkiyatın maliyet oranında düşüş sağlamasının en büyük nedeni depolarda yapılan işlemleri azaltması ve dolaylı olarak iş gücü ihtiyacını sınırlı tutmasıdır. Üretimden çıkan malların hemen ambalajlanarak kategorize edilmesi çalışacak işçi sayısını azaltmakta ve tedarik zincirinin daha hızlı bir biçimde kurulmasını sağlamaktadır.
  • Çapraz sevkiyat ile depo ihtiyacının ortadan kalkması yerden tasarruf edilmesini olanaklı kılar. Firmaların depo kirası, depo güvenliği ya da depo temizliği gibi kalemlerden kurtulmasını da sağlar.
  • Çapraz sevkiyat sayesinde depo ihtiyacının ortadan kalkması depoda tutulan malların karşılaşacağı riskleri de ortadan kaldırır. Çeşitli sebeplerden oluşabilecek yangınlar, malların depoda bozulmaya başlaması, düşük ya da yüksek sıcaklık gibi sebeplerden dolayı malların zarar görmesi gibi olumsuzlukların oluşması da çapraz sevkiyat ile önlenmiş olur.
  • Çapraz sevkiyat ile tedarik zincirinin hızlıca kurulması, ticaretin diğer aşamaları için de olumlu gelişmelere zemin hazırlar. Hızlı tedarik zinciri sayesinde kolay satılan mallardan elde edilen kar firmalara daha hızlı bir biçimde ulaşır. Bu da işçilerin ödemelerinin kolaylıkla gerçekleşmesini sağlar ve maaş ödemesi gecikmesi gibi üretimi olumsuz etkileyecek durumların önüne geçilmiş olur.
  • Firmaların karlılık oranları yükseltmede etkili olan, sevkiyatın hızlı ve sorunsuz bir biçimde gerçekleşmesini sağlayan çapraz sevkiyat ile firmaların büyüme süreçleri de hızlanır.

Esalco Lojistik, sevkiyat konusunda deneyimli ve donanımlı ulan uzman personeli sayesinde, tüm cross docking işlemlerinizin titizlik içerisinde ve hızlı bir biçimde gerçekleşmesini sağlar. Çapraz sevkiyatın tüm detayları ile sağlanması ile rekabet avantajı kazanmanızı hedefleyen Esalco Lojistik ile mallarınızı gönderilecekleri adrese tam zamanında teslim edebilirsiniz. Tüm lojistik işlemlerinizde en güvenli çözüm ortağınız Esalco ile lojistik hizmetlerinizin masraflarını da azaltabilirsiniz.

 

İlginizi Çekebilir: Cross Trade Taşımacılık Nedir?


guvenli-tasimacilik-1200x658.jpg

Basit şekilde anlatım yoluna gidildiğinde; bir ürünün ya da malın istenilen zamanda, talep edilen miktarda, istenilen noktada olma durumu olarak tanımlayabileceğimiz lojistik faaliyetler; tanımındaki bu basitliğe uymayan, farklı bileşenlerin, farklı kişi, organizasyon ve ekiplerin, farklı ekipman, araç-gerecin, bir sürü prosedürün, yasal işlemin ve şu anda sayamayacağımız kadar çok unsurun bir araya gelmesi koşulu ile sağlanan bir organizasyonlar bütünüdür. Bu kadar çok bileşenin bulunduğu bir organizasyon yapısı içerisinde de ortaya çıkacak pek çok riskten, bu risklerin öngörülmesi gereksiniminden ve bu riskleri ortadan kaldırabilecek birçok güvenlik önleminden bahsetmek mümkündür.

 

Lojistik sektöründeki güvenlik koşullarını iki açıdan ele almak mümkündür. İş sağlığı, kalite standartları ve iş güvenliği önlemlerini bir yaklaşım grubu olarak değerlendirirken, operasyonel süreçlerde ihtiyaç duyulan ve taşınan ürünün / yükün bir noktadan diğerine güvenle ulaştırılması esnasında doğabilecek riskleri minimuma indirilmesi için yapılması gereken taşımacılık sigortası, sözleşme ve genel güvenlik tedbirlerini ise ikinci bir yaklaşım grubu olarak değerlendirmek mümkündür.

 

Lojistik süreçlerin yönetimini ve işleyişini sağlayan ve farklı birimlerde görev yapan çalışanların iş yerlerindeki fiziki ve çevresel koşullar sebebiyle maruz kalabilecekleri herhangi bir sağlık ve güvenlik sorununun ele alındığı ilk bölüm ISG olarak tanımlanan “İş Sağlığı ve Güvenliği” kapsamında değerlendirilen bölümdür. ISG, çalışanların sadece fiziksel koşullarını değil, sosyal ve mental açıdan da uygun koşullarda çalışmasını hedefler ve bu standartları ortaya koyar. Çoğu sektörde olduğu gibi insan emeğinin fazlasıyla öne çıktığı lojistik sektöründe de konu meslek etiği, insani değerler ve iş kalitesinin sağlanması açısından ele alındığında, çalışanların sağlığı, güvenliği ve mutluluğu fazlasıyla önem teşkil etmektedir. İş kazalarının, meslek hastalıklarının önlenmesi ve çalışan her bireyin güvenli, huzurlu, sağlıklı bir ortamda çalışabilmesi için firmalar konuyu hukuki düzenlemelerle güvence altına almakta ve ISG koşullarını sağlamak için özel denetim mekanizmaları geliştirmektedirler.

 

İş sağlığı ve güvenliği koşulları her ne kadar lojistik alanında faaliyet gösteren firmalar açısından hayati önem taşısa da mevcut yazımızın içerisinde bu konu ile ilgili detaylara çok fazla yer vermeyeceğiz. İçeriğimizi daha çok ikinci yaklaşım olarak tanımladığımız operasyonel önlemler ve güvenlik koşulları boyutunda derinleştireceğiz.

 

Lojistik Sektöründeki Riskler

Tüm sektörün global çapta birbirine bağlı olduğu bu dev lojistik yapılanma içerisinde birtakım risklerin olması ve bu risklerin aşırı yüksek maliyetler doğurması kaçınılmazdır. Bazen insan hatası bazen de global düzeyde gerçekleşen büyük krizler, afetler, siyasi koşullar sebebiyle ortaya çıkan bu risklerin tamamı öngörülebilir olmasa da sonuçlarına karşı hazırlıklı olabilmek için baştan önlem alınması bir gerekliliktir.

Lojistik sektöründe karşılaşılabilecek riskleri en yalın şekilde sınıflandıracak olursak:

  • Finansal riskler (Likit yönetimi, kredibilite, hazine yönetimi, kontrat denetimi… vb.)
  • Stratejik ve politik riskler
  • Operasyonel riskler (Kargo hasarları, sabotaj, depolama ve elleçlemeden doğan hasarlar, araç ve ekipman güvenliği, hava koşulları ve iklimsel riskler… vb.)
  • İnsan kaynağı riskleri (Çalışan uyumu, işe alma süreçleri, çalışan güvenliği, tedarikçi yönetimi, yasal düzenlemeler… vb.)
  • Tabii afetler, kazalar, terörizm, savaş, grev, kargaşa, ayaklanama olarak sıralamamız mümkündür.

Tüm bu risklerin yaratabileceği olumsuz koşullardan etkilenmemek ya da meydana gelen durumdan en az hasarla kurtulabilmek için lojistik faaliyetlere özel sigortalardan faydalanmak kaçınılmaz bir gerekliliktir ve bu sebeple taşımacılık sigortası konusu, sektörel anlamda alınması gereken güvenlik önlemlerinin başında gelmektedir.

 

Lojistik Sektöründe Kullanılan Sigorta Türleri

Aynı konu başlığı altında yer almalarına rağmen farklı alanlara hitap eden ve farklı amaçlarla kullanılan 3 farklı nakliye sigortası türü bulunmaktadır.

  1. Emtia Nakliyat Sigortaları
  2. Sorumluluk Sigortaları
  3. Tekne Sigortaları

Emtia Nakliyat Sigortaları: Havayolu, karayolu, denizyolu veya demiryolu kullanılarak bir ürünün / yükün / malın bir noktadan diğer bir noktaya ulaştırılması esnasında karşılaşılabilecek herhangi bir tehlikeden dolayı meydana gelebilecek tüm hasarlara karşı teminat sağlayan sigortalara emtia sigortası denilmektedir.

Sorumluluk Sigortaları: Taşıyıcının sorumluluğu altındaki konuların kapsamına giren riskleri teminat altına almak amacıyla yapılan sorumluluk sigortalarının hem yurt içindeki faaliyetleri kapsayan türü (Taşıyıcı Mali Mesuliyet Sigortaları), hem de uluslararası lojistik faaliyetleri kapsayan (CMR) türü bulunmaktadır.

Tekne Sigortaları: Lojistik sektöründe kullanılan her türlü deniz aracının başına gelebilecek sıkıntılı durumları ve denizlerde / nehirlerde meydana gelebilecek tehlikeli koşullar sonucunda oluşabilecek hasarları teminat altına alan ve bu amaçla yapılan taşımacılık sigortası kapsamındadır.

 

Lojistik Hizmet Sözleşmesi ve Uluslararası Taşıma Anlaşmaları

Lojistik sektöründe güvenlik önlemleri kapsamında değerlendirilebilecek bir diğer konu da lojistik hizmet sözleşmesi ve uluslararası taşıma anlaşmalarıdır. Tüm bu sözleşme ve anlaşmalar, gerçekleştirilen lojistik operasyonların koşullarının baştan belirlenmesine ve yapılan işi zedeleyebilecek, yoruma açık herhangi bir hususun oluşmamasına yardımcı olmaktadır.

Lojistik alanında faaliyet gösteren firmaların attıkları her adımı kapsayacak lojistik hizmet sözleşmesi ve anlaşmalar yapmaları, bu sözleşme ve anlaşmaların kapsamlarını çok iyi değerlendirmeleri ve eksiksiz şekilde düzenlemeleri, lojistik faaliyet gösterdikleri ülkelerin kanunlarını, prosedürlerini, uyguladıkları yaptırımları çok iyi bilmeleri, lojistik faaliyetlerin taraflarının kapsam ve sorumluluklarını belirleyen anlaşma ve sözleşmelerin içeriklerini kusursuz şekilde belirlemeleri hayati önem taşımaktadır.

 

Lojistik Operasyonlara Yönelik Alınması Gereken Tedbirler

Lojistik operasyonlar birbirleri ile benzerlikler gösterse de aslında her biri kendine özeldir. Her bir operasyonun koşulu, içeriği birbirinden farklıdır. İki lojistik faaliyet arasında tüm koşullar birbirine benziyor gibi görünse de her şeyden önce “zaman” en değişken faktördür ve zamanın getirisi çok iyi hesaplanmalıdır.

Bir diğer açıdan bakıldığında her bir lojistik operasyonda farklı taşımacılık servislerinden faydalanılmaktadır. Temel olarak denizyolu, havayolu, karayolu ve demiryolundan oluşan her lojistik servis hizmetinin tabiatı, koşulları da birbirinden farklıdır. Dolayısıyla kendi şartlarına uygun güvenlik önlemlerinin alınmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Karayolu taşımacılığında kullanılan güvenlik tedbirleri en çok tehlikeli madde taşımacılığını kapsamaktadır. Taşınması esnasında can, mal kaybına ve çevresel sorunlara sebep en yüksek oranda olabilecek taşımacılık türlerinden biri olan tehlikeli madde taşımacılığında, uyulması gereken kurallar ve alınması gereken önlemler farklı konvansiyonlar ve uluslararası anlaşmalarla güvence altına alınmıştır. Bu alanda faaliyet gösteren lojistik firmaların, bu kuralları harfiyen uymaları gerekmektedir.

Proje taşımacılığı alanında da taşınan yükün yapısından kaynaklanan risklerin planlanması ve her adımın titizlikle hesaplanarak gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Kısaca HSE olarak belirtilen ve uluslararası standartlar ile sınırları belirlenen “Health, Safety, Enviroment” önlemleri ile gerçekleştirilen lojistik operasyonun riskleri minimuma indirilmeli, güvenlik koşulları maksimize edilmelidir.

Tüm bu güvenlik tedbirleri havayolu ve denizyolu konteyner taşımacılığında da kendi tabiatlarına uygun şekilde oluşturulmuştur. Lojistik sektöründe faaliyet gösteren firmaların ve bu firmaların deneyimli ekiplerinin de bu prosedürleri bilmeleri ve buna göre hareket etmeleri gerekmektedir.

Tüm bunlara ek olarak lojistik sektörünün olmazsa olmazı depo alanları da güvenlik önlemleri kapsamında ele alınmalıdır. Özellikle depodaki ürünlerin elleçlenmesi esnasında iş kazaları meydana gelebilmektedir. Hem çalışan sağlığının korunması hem de ürünlerin hasar görerek maddi kayıp yaşanmaması için depolarda görev yapan kişilerin bilinçli ve eğitimli olmaları gerekmektedir.

Tüm bu koşulları genel olarak değerlendirdiğimizde, farklı bileşenlerden meydana gelen ve bunun sonucunda da çok farklı risk grupları barındıran lojistik sektöründe sayısız güvenlik tedbirlerinin var olduğunu görmekteyiz. Sektörde faaliyet gösteren firmaların bu riskleri eksiksiz şekilde öngörmeleri ve her bir adımı hesaplayarak ilerlemeleri oldukça önem teşkil etmektedir.

 

İlginizi Çekebilir: Çapraz :Sevkiyat


Esalco Logo

Esalco Lojistik olarak kurulduğumuz 2011 yılından beri en sade anlatımıyla, bir ürünü ya da hammaddeyi, bir noktadan diğer bir noktaya taşıyoruz. Kulağa çok basit gelebilir ancak biz lojistiğin basit görünümünün ardındaki derinliği çok seviyoruz. Çünkü taşıdığımız her bir ürünle ya da hammaddeyle insanlara aslında özgürlüğü, mutluluğu, teknolojiyi, ağız tadını, ilhamı, hayata dair küçük zevkleri, renkli keşifleri, zamanı taşıyoruz.

İLETİŞİM

Merkez/HQ: Altunizade Mah. Mahir İz Cad. B Blok No: 9/1B İç Kapı No: 7 Üsküdar / İstanbul
Şube/BR: Konak Mah. Badem Sok. Lotus Plaza N0:26/B D:33 Nilüfer/BURSA
Şube/BR: Çınarlı Mahallesi,Şehit Fethi Sekin Cad No.3 Sunucu Plaza B Blok K.9/901 35170 Bayraklı / İzmir.
Şube/BR: Camii Şerif Mah 5204 Sok Arslanlar Apt No:15/7 33060 Akdeniz / Mersin.
Şube/BR: Hoşnudiye Mahallesi 746 Sok No13 D.65 Soho Business Center Tepebaşı / Eskişehir.
Sube/BR: Istanbul Havalimani Kargo Terminali Tayakadin Mah. Nuri Demirag Cad. Bina No:33 İc Kapi No:170 Arnavutkoy / Istanbul
Sube/BR: 1 rue de la Haye, 93290 Tremblay En France Paris/France
Sube/Wien: Twin Towers Wienerbergstr.11 A-1120 Wien / Austria